Maddenin nasıl katı, sıvı, gaz ve plazma hali var ise insanında çeşitli halleri var elbette yol arkadaşım. İnsanın duygusal boyutundaki sabır halini en iyi tasvir edecek olan varlık ise bence bambu. Bambunun hikâyesini bilir misin sevgili yol arkadaşım? Aynı insanın hikâyesine benzer. Bambunun hikâyesini öğrendikten sonra hayatındaki zorlukların seni ne kadar köklü bir hayata güçlü yetiştirdiğini anlayacaksın. Seni bir sarmaşık gibi saran ve sıkan şeylerin nasıl müjdeli günlere hazırladığını anlayacaksın. Şimdi sana ilk kez yetiştirildiğinde bambunun ne kadar zorlu süreçten geçtiğini ve sonrasındaki mucizeyi anlatacağım.
Bilim insanları ilk kez bambu yetiştirmeye karar verip toprağın içine yerleştirir ve sularlar. Ama o yıl bambu boy vermez. İkinci yıl gelir. Yine aynı şekilde sularlar, ilgilenirler ama yine bambu ortada yoktur. Üçüncü, dördüncü yıl tekrar bambular ile ilgilenirler ama sonuç yine istendiği gibi değildir. Artık beşinci yıl gelmiştir ve bambunun başına gelen bilim insanları bambunun boy verdiğini ve hızla uzadığını görmüşlerdir. Ve bambu yetiştiriciliği ülkede hızla yayılmaya başlamıştır. Peki, bambu beşinci yılın ürünü müdür yoksa beş yılın toplamının ürünü müdür? Sanırım bilim insanları gibi hepimizin cevabı tabii ki beş yılın toplamı olacaktır.
Aynı bambular gibi hayatlarımızın kesitleri aslında. Çünkü bir bakıma bambu insan sabrının imgesel halidir. Arzularımız, hedeflerimiz için uzun yıllar verilen mücadeleler, üst üste koyulan yaşantılar, biriktirdiğimiz değerler, farklılıklar ve kazanımlarımız sadece bambular kadar sabırlı olmalı idik belki de gün ışığına kavuşmak için. Umudunu kaybetmeden gün ışığına kavuşmayı hayal etmek. Çok iddialı laflar gibi gelse de değil. İşin aslı SABIR… Her sabrından döneceğin anda sabırsızlığından kaybettiğin şeyleri düşün demeyeceğim çünkü her “Geçmişi düşünün“ denildiğinde Hz. Muhammed (sav) sözü gelir aklıma: “Bir şeye karar verdiğinde bir daha arkana bakma.” Sen gün ışığını hayal et yol arkadaşım yani geleceğini. Sakın arkana bakma. En sabırsız olup “Hadi daha olmayacak mı, neden olmuyor, bu kadar zaman yetmez mi, ama o yapmış, almış, gitmiş…” dediğin her şeyde “Allah geciktiriyor ise güzelleştiriyordur” diye bak yaşantına. Sabırsızlığın, tahammülsüzlüğün arttığı zaman ne kadar çok biriktirdiğini, istediğin şeylerin temelini nasıl kuvvetli attığını düşün ve gün ışığına filiz verdiğini düşün. Birçok kapıdan çevrileceksin, birçok rakibinle karşılaşacaksın, birçok yenilgi alacaksın, aynı bir bambu gibi senelerce gün ışığını bekleyeceksin. Ve sonunda topraktan öyle bir çıkacaksın öyle bir boy atacaksın ki sen bile şaşıracaksın olanlara. Şimdi sana bir dahaki yazıma kadar birkaç gün önce okuduğum ve bu konuda yazı yazmam için bana ilham olan o güzel söz ile veda ediyorum yol arkadaşım.
“Hangi diyarın, hangi kalbin ve hangi kararın bizim için hayırlı olduğunu bilmiyoruz ama hayrın Allah’ın bizim için seçtiğinde olduğunu biliyoruz.”