Son 72 Gün – Güneş’in Son Tutulması

113 0

Yeni bir yıla giriyoruz. Yeni bir yıl kavramı insana her zaman umut verir. Çünkü umut olmadığı takdirde insan geleceğe bakamaz ve her yeni gelen günü istemeye istemeye karşılar.  Bu aralar internette ya da televizyonda sürekli yeni yılın bana şans getireceğinden hatta benim yılımın olacağından bahsediyorlar. Gerçekten böyle bir şeyi hak ettim mi? Benim yılım olacak ve ben şanslı ve mutlu olacağım, öyle mi? Peki ya son 72 gün? Bir yılın iyi geçmesi için yaşadığım şanssızlıklar ya da kötü günler? Onları nasıl unutacağız?

İnsan kolay kolay unutmaz. Unutmak birden bire olan bir eylem değildir, zamanında amirimin dediği gibi unutmak için un ufak etmek gerekiyor. Peki, ben neyi un ufak edeceğim? Duygularımı mı? Yaşadıklarımı mı? Yoksa her gece uykum kaçtığında uyuyabilmek için dinlediğim eski kız arkadaşımın ses kayıtlarını mı?

Son 72 günüm nasıl geçti? Kötü. Sanırım yaşadığım en kötü Ekim ve Kasım ayıydı. Bütün suçu bir başkasına atamam ya da en azından benim dışımdaki herkese suçlu diyemem. Peki ya, kötü bir tutulma geçirdim diye güneşi suçlayabilir miyim? Kesinlikle!

Güneşin tutulmaya karar verdiği gün benden ayrılmaya karar veren bir sevgilim oldu. Gezegenlerin, güneş sisteminin hatta yıldızların bile birbirine tutulduğu bu güzel günde birbirimize tutunmak yerine uzak durmayı seçtik, daha doğru seçti. Hem de bunu öyle bir zamanda yaptı ki daha bir hafta önce annemin geçirdiği ağır ameliyat stresini yeni atlattığım zamanda, bir hafta hastane odasında duş almadan, hastane görevlilerine yakalanma korkusuyla dışarı bile çıkmadan geçirdiğim zor bir haftanın ardından…

Üstelik birbirimize tutunmaya en ihtiyacımız olan dönemde, yani benim desteğe en ihtiyacım olan dönemde… Çünkü kilometrelerce uzakta bir proje yarışmasının tam ortasında her şey güzel giderken tek bir mesajla “Ben galiba daha fazla yapamayacağım.” diye ayrılmıştı benden. Kilometreleri yakınlaştırmak yerine uzaklaştırmak tabii ki terk edenin değil güneşin suçuydu!

Sonuç? Kazanamadık. Ucu ucuna projemiz dördüncü oldu. Arkadaşlarıma göre suç güneşin değil tamamen benimdi. Kendimi tam olarak bu olaylar bütününe verememişim. Hatta dönüş yolunda benimle dalga geçtiler, keşke güneş yarışmadan sonra tutulsaydı da ben etkilenmeseydim diye, sunumda yüzüm o kadar asık duruyormuş ki kaybetmeyi hak eden bir ifadem varmış.

Kaybetmeyi hak etmekten bahsetmişken annem iyice iyileşmeye başladıktan sonra terk edildiğim kız arkadaşımın fotoğrafını anneme gösterdim. Hem biraz dedikodu, hem de keyfi yerine gelsin diye. Bana, “Hemen ne yaptıysan özür dile ve barış, bu kızı üzme!” dedi. Yani daha konuyu dinlemeden, hatta güneş tutulmasının olduğu gün terk etmesinden bile bahsedemeden ihaleyi bana yıktı iyi mi! Resmen suçlu ilan edildim.

Artık birinin acilen bu tutulmadan dolayı benim mağdur olduğum gerçeğini söylemesi için kuzenime olan biteni anlattım. Tam bir soğukkanlılıkla dinledi ve “Her şey nazardan…” dedi. “Sen” dedi, “Birinin âhını almışsın ve bundan dolayı işler yolunda gitmiyor, olay bu ya…” dedi. İlk defa bana suç atmayan birisi olmuştu. Düşündüm. Kimi üzmüş olabileceğimi düşündüm ve birden kendimi Lena’ya mesaj atarken buldum.

“Son zamanlarda hayatımda yolunda gitmeyen bir şeyler var. Bu yüzden seni üzüp üzmediğimi bilmek istiyorum.” diye sorunun bende mi yoksa güneş sisteminde mi olduğunu öğrenmek için yapabileceğim en saçma hareketle Lena’ya bu mesajı attım. Tabi Lena her zaman olduğu gibi en doğru ve olgun yaklaşımıyla “Hayatında yoluna girmeyen ya da yolunda gitmeyen şeylerin sebeplerini bir başkasına bağlamamalısın.” nasihatini vererek gitti.

Peki, işe yaradı mı? Tabii ki yaramadı. Her şey üst üste gelmeye devam etti. Önce yolda yürürken gömleğimi kaybettim. Baya bildiğin yürürken elimdeki gömlek kayboldu. Hemen ardından doğal gaz sobamı bozdum. Daha başına ne geldiğini anlamadan prize fiş takmaya çalışırken binanın elektriğini bozdum. Market siparişimdeki şampuan yanlışlıkla kadın şampuanı olarak geldi. Geri göndermeye üşendiğim için Ekim sonundan beri kadın şampuanı kullanıyorum. Gerçi saçlarımı ipeksi bir kıvama dönüştürdü, sanırım bu iyi bir şey değil mi? Şampuan neyse de, internetten verdiğim parfüm siparişim farklı bir model olarak geldi. Altmış yaş üstü yalnız yaşayan erkek kokusu göndermişler. Geri göndermek yerine güneş tutulmasının olduğu gün terk edilmişim ne olacak sanki diye bilmediğim bir parfümü kullanmaya başladım.

İş arkadaşlarımdan çok güzel bir öneri geldi. Herkes doktora gitmemi istedi. Belki güneş tutulmasından dolayı değildir de başka bir sorunum vardır diye dâhiliye doktoruna gittim. Doktor bana “Sorun nedir?” diye sordu. Doktora her şeyi anlattım. Sorunun kimde olduğunu sordum. “Kırgınsın sen.” dedi. İlk teşhisi bu oldu. “Kırgınlık” teşhisinden sonra “Kahveyi azalt ve yürüyerek pazara git.” dedi. “Güneş tutulmasına iyi gelir mi hocam?” dedim. “Güneş tutulmasına iyi gelir mi bilmiyorum ama gitmişken Havran mandalinası al, tam mevsimi.” dedi. Reçeteme biraz vitamin, biraz da Havran mandalinası yazıp taburcu etmişti. Bir elimde reçete, diğer elimde iki kilo Havran mandalinası eve gidip iyileşmeyi beklemeye başladım.

Havran mandalinamı yedim. Ardından yedi farklı astrolog dinledim. Hepsi aynı şeyi söyledi. 2023 yılı Terazi’nin yılı olacakmış. Yeni yıl bize iyi gelecek, istediğimiz her şey yolunda gidecek. Mutluluklar, şanslar, sevgiler ve unutmak istemeyeceğimiz bir yıl. Düşünsenize hiçbir şeyi un ufak etmek zorunda değilsiniz.

Son üç ay gerçekten zor geçti. Güneşin bir suçu var mı bilmiyorum ama tutulduğu gün terk edildim. Tutulmadan önce annem ameliyat oldu. Tutulduktan sonra şanssızlıktan iki yakam bir araya gelmedi. Eski yılın son günlerini kadın şampuanının verdiği ipeksi saçlarım, altmış yaşındaki yalnız yaşayan erkek kokusu parfümüm ve düzenli uyumamı sağlayan eski kız arkadaşımın ses kayıtlarıyla geçiriyorum.

Yeni yılın ilk saatlerine şifa olsun diye Havran mandalinamı yerken gireceğim ve inanıyorum ki bu yıl bize (en azından Terazi burçlarına) şans, mutluluk, huzur ve doğru hikâyeler getirecek. Bu yıl her şey güzel olacak ve bizim güneş tutulmasından etkilenmemize izin vermeyecek. Sahi, tutulma demişken bir sonraki güneş tutulması ne zamandı?

Bir cevap yazın