İçimin Denizleri

356 6

Mavili beyazlı küçük küçük kareleri olan bir gömleği vardı babamın.

Yanlış hatırlamıyorsam babalar gününde hediye etmiştik.

Eskiyinceye kadar şehirde giymişti, sonra tarlada çalışırken giymek üzere köye götürmüştü. En son ektiği buğdayların hasadını yapmak üzere annemle köye gitmiştik ve o gömleğini bulmuştuk. Üzerinden dört ay geçmişti ve hala kokusu üzerindeydi.

Şimdiyse ne kokusu, ne sesi aklımda…

Yüzü kazınmış ama hafızama.

İri, ela gözler ok ok kirpikler…

O yüz unutulacak bir yüz değil ki zaten erkek güzeli adam 🙂

Ölüm çok acayip bir şey biliyor musunuz? Ölmeden önce yatırdığı okul harcımızla okuduk bir dönem. Doldurduğu otobüs kartlarıyla okula gittik bir zaman. Ben seviyorum diye şalgam yapmıştı ölmeden; öldükten bir ay sonra onu içmiştik mesela.

Ağır ağır öldü yani, ağır ağır gitti benden…

Çok uzun zaman aynı rüyayı gördüm o Toros arabasıyla bir yerlere gidiyoruz yolun yarısında duruyor ıssız oluyor genelde durduğu yerler.

“Bundan sonra bensiz gideceksin deyip gidiyor.”

“Baba ne olur beni bırakma sensiz nasıl giderim!”

“Gitmek zorundasın artık ben yokum”

Uyanıyorum ve anlıyorum ki artık yola onsuz devam etmek zorundayım.

Issız bir yerde bırakmış olsa da.

Bazen de geri geldiğini görüyorum, bir yerlerde karşılaşıyoruz ya da. Ne kadar özlediğimi o zaman fark ediyorum.(Hasret’in an be an büyüyor baba.)

Havadan sudan konuşuyoruz rüya bu ya o gün olan olayları anlatıyorum. Bir şeyler soruyorum, cevaplıyor.

Bazen hatırlamıyorum rüyaları ama uyandığımda dev bir hasret buluyorum yastığımda.

Geçen yine gördüm sabah Eşim Bey’e babamı çok özlediğimi anlattım.

“Babanı ben de özledim” diyor.

Hiç tanışmadılar oysa.

Biraz reklam kabiliyetimden de kaynaklanıyor bence. 🙂

O gittiğinde 20 yaşında çok aşırı salak bir ergendim. İyi bir çocuktum ama.

Bu yaşın aklıyla konuşsam ne güzel olurdu, siyasetten, hayattan, olanlardan konuşmak…

“Dediğine geldim, seni şimdi çok iyi anlıyorum baba!” demem ne iyi gelirdi O’na.

Ağzı dolu dolu “Eşşekk kızım tabi öyle” derdi.

Huysuz bir ihtiyar olurdu belki, belki pamuk bir dede.

Hayatıma sebep olmuş ama bugün tanıyamıyorum ne garip…

 Ay’a bakıyorum bazen, Güneş’e, birlikte yürüdüğümüz sokaklara…

Yoldan geçen adamların yüzlerine, bazılarının fotoğraflarına bakıyorum… Benzeyenler çıkıyor.

Hiç birisi O değil. Hiç bir yerde değil. Ay’da değil Güneş’te değil. Dünya’yı gezsem bulamayacağım. Dünya’da değil. Dünya’yı gezse neler neler bulur insan oysa.

Hayat devam ediyor çılgın bir şekilde. Gözümün içine baka baka devam ediyor. Karışıyorum kalabalıklara, hayata.

Yeni insanlar tanıyorum, dostluklar kuruyorum, birileri giriyor hayatıma, birileri çıkıyor hayatımdan. Büyüyorum, yaş alıyorum, yaşlanıyorum belki. Bir yanım yirmi yaşında kalıyor işte bir yanım son bakışında kalıyor, son gülümsemesinde…

Bir gemi batmış içimin denizlerinde.

Enkazı kaldıramıyorum, kaldırmak istemiyorum.

Bu hayatta çok iyi bildiğim bir şey varsa babamı çok özlüyorum.

6 comments

    1. Teşekkür ederim 🙂

  1. okurken içimi hüzün kapladı ?

    1. Hüzün ki bize en çok yakışandır…

  2. İcimi yaktin be cocuk???

  3. ?

Bir cevap yazın