Bir aralık doğmuşum işte,
Sonrası hep bir soğuk.
Isınmam Eylül’ü bulur,
Bu amansız gidişle.
Ve yokluğunu diyorum
Zaman-sızım;
Bir mevsime benzetsem,
Bu “zemheri kış” olurdu.
Bilmem bilir misin?
Çetindir bu ağrı-nın soğuğu.
Her gecesi,
Bir yıl mesâbesinde sanki.
Gelişinle gelir ancak,
Bahar ve mavi.
Bir yıldız çiçeği,
Yahut hüsnü-yusûf misâli.