Çoğu şeyi andım bu sabah
Nesnesi arka cebinde olan insanlar hâriç
Kendimden uzak şeyleri bekledim
Ama durmadım
Asılacak çok şey vardı
Bu yüzden kement bağladım eşyalara
Büfenin içine girip kristaller gibi sessiz olmayı denedim
Onlar ki sessiz ve de şâhit bana
Odalara yalın düşmüyorum bu sabah
Yalın yürek şeyler iliştiriyorum duvarlara
Asılmış surat gördüğümde
Son sürat tebessüm çiziyorum dudaklara
Olur da çekilirim ben de dudaklarının kıvrımına
Akşam olunca silinir eşyalar teker teker
Büfede kırılır on iki kişilik kristal takımlar
Sayamadım kaç parça olduklarını
Nesnesiz ve şiirsiz bir takım bıraktım buraya
Şahidim yok artık
Kırık dökük sözler dağılıyor yine akşama
Güzel yazıların devamını dilerim hocam