Ben en çok acımı şimal denizlerine yazdım
Bir de yüce gönül dağlarına
Ve bitimsiz ulu şaman göklere
Ben sevincimi bilge bengi suya yazdım
Bir de ulaşılmaz beyaz ışıltılı yıldızlara
Ve titreyen ürkek naif yârin yüreğine
Bir beyaz karanfil getireyim Hititlerden
Bir kırmızı karanfil Asurlardan
Harput’taki Hurililere sunayım
Gakgoşlara bin selâm salayım
Agavat yerleri Elazık oldu gari
Sabahın serininde bir bağa girdim
Sabah buğusunda pembe gelin üzümü gördüm
Çingene arabaları yüklenmiş yıldızları
Çerçilerin sesleri inletir çarşıları
Bohçacı kadınlarda Hint kumaşları
Falcıların sırtında geleceğin çocukları
Gelinciklerin üzerinde kiraz damlaları
Balıkçı kayıklarıyla boğazda bir yalı
Nergislerle göl kıyısında bir yel değirmeni
İğne oyası işlemeli yaşmağıyla yörük anası
Uzaktan görülür Floransa kıyıları
Ihlamur ağaçlarıyla serçe kuşları
Çoban çocuğun okuma sevdası
Şirince’de dar sokakta eve ekmek götürme telâşı
Aydın’da efenin zeybek oynaması
İzmir Bayraklı’da bir bayram sabahı
Karlı ve sisli kayınlar arasından gelsem
Kavuşsak Dünya’da ilk sevgili biz olsak
Kavuşanlara ne mutlu
Kimseciklerim yok bu Dünya’da
Balalaykanın tiz sesiyle içli bir melodi gelir
Sibirya’dan Kırım kıyılarında Salgır’a doğru
Dilerim sen de böyle sev
Kâh kıskançlıkla
Kâh kahrederek
Kâh üzgün
Sen şimdi şöyle bir şarkı söyle Sonya
Köşe başındaki kaderini kaçırmadan daha
Jenya’nın imkânsız aşkını anlatsana
Ben en çok acımı şimal denizlerine yazdım
Bir de yüce gönül dağlarına
Ve bitimsiz ulu şaman göklere
Ve karların beyazlığına…