BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU

119 0

Şiir, gezi ve deneme yazıları, resim, duvar kabartmaları ve mozaik pano gibi sanatın birçok dalının bir vücutta toplanabileceğini ispatlayan ve Türkiye’nin önemli sanatçılarından biri olmayı başaran nadir bir isim: Bedri Rahmi Eyüboğlu.

  Lise Yılları ve Sanatsal Yaklaşımların Başlangıcı
  Bedri Rahmi Eyüboğlu 1911’de Giresun’un Görele ilçesinde Mehmet Rahmi ve Lütfiye çiftinin beş çocuğundan ikincisi olarak dünyaya gelir. Sanatçımızın asıl adı Ali Bedrettin’dir lakin zamanla Ali ismi kullanılmaz ve Bedrettin olan ikinci ismi önce Bedir sonrasında ise Bedri olarak şekillenerek Türk edebiyatına ve diğer sanatlarına bu hâliyle kayıtlara geçer. Babasının kaymakamlık mesleğinden ötürü çocukluğu Anadolu’nun farklı yerlerinde geçer. Babası Mehmet Rahmi Eyüboğlu Trabzon milletvekili seçildikten sonra ailecek Trabzon’a yerleşirler ve böylelikle Bedri Rahmi Eyüboğlu Trabzon Lisesi’nde eğitim görür.
İlk şiirlerini lise döneminde yazmaya başlayan sanatçı yine bu lisede yalnızca 7 ay resim öğretmenliği yapan Zeki Kocamemi’nin etkisinde kalır ve okul müdürünün de özendirmesiyle 1929’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)’ne girer. Girdiği sanat akademisinde Nazmi Ziya ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi olur. Üniversite yıllarında edebiyata olan ilgisini de kaybetmez ve Ahmet Haşim’den estetik ve mitoloji dersleri alır.
Daha mezun olmadan 1932 yılında eğitim bursu alan ağabeyi Sabahattin Eyüboğlu ile birlikte Fransa’ya gider ve orada Fransızcasını geliştirmeye çalışır. Van Gogh ve Gauguin gibi sanatçılar kendisini mesleğine daha da bağlar. Fransa’da bir ay süreyle André Lhote’un atölyesinde resim çalışır. Burada Matisse, Brague ve Chagal’ın resimlerini ve kilim, minyatür gibi Türk geleneksel sanatlarını incelerken aynı zamanda ileride hayatını birleştireceği eşi Eren Eyüboğlu (Ernestine Letoni) ile tanışmıştır. O dönemde yaptığı Yavuzlu ve Gülcemalli resimleri o yılda bayağı ilgi görür. Daha sonra kısa bir Londra ziyaretinde de bulunarak sanatsal ufkunu biraz daha açmaya çalışır.

  Türkiye’ye Dönüşü ve Büyüyen Sanat Faaliyetleri
  1933 yılının sonunda yurduna dönen Bedri Rahmi Eyüboğlu, 1934’te Yeni Adam Dergisi’nde ressam olarak çalışmaya başlar ve şiirleri bazı edebiyat dergilerinde yayımlanır. “Yol İnşaatı” konulu resmi ile katıldığı Akademi Diploma yarışmasında üçüncü olmaktan memnun olmaz ve yeniden hazırlanmak için mezun olmamayı göze alır. Yine aynı yıl içerisinde birikmiş 30 resmiyle D Grubu’nun dördüncü sergisine katılır. İlk kişisel sergisi ise Romanya’ya gönderdiği bazı resimleri ile kendi katılımı olmadan 1 Ocak 1935’te Bükreş’te Hasefler Galerisi’nde açılır.
1936’da Eren adını alan Ernestine Letoni ile evlenir ve Tekel Genel Müdürlüğü’nde çalışmaya başlar. Orada “Koşan Mızraklı Atlar” figürünü Sipahi Ocağı sigarasının kapağı olarak tasarlar. Cumhuriyet Devri’nin ilk yurt dışı sergisi olan ve Moskava’da gerçekleştirilen Türk Resim ve Heykel Sergisi’ne katılır.
Yine 1936 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’nin diploma yarışmasında ‘Hamam’ eseriyle birinciliği kazanır ve Akademi’nin Resim Bölümü Şefi Fransız ressam Leopold Levy, Bedri Rahmi’yi kendisine asistan olarak seçer. Böylelikle akademik kariyeri uzun yıllar sürecek şekilde başlar.
Birçok ressamın da yer aldığı CHP’nin ‘Yurt Gezileri’ adlı kültür programı kapsamında resim yapmak için Edirne’ye gider. O dönem resimlerinde insan figürü barındırmayan köy manzaraları, köy kahveleri, faytonlar ve Anadolu gelinleri gibi doğa resimleri ve Anadolu’ya ait görünümleri resmeder. Ardından Ses Dergisi yazarları arasında yer alarak çeşitli resimleri, desenleri ve deneme yazıları bu dergide yayımlar. Askeri görevini 1941’de tamamladıktan sonra ‘Yaradana Mektuplar’ adlı ilk şiir basılır ve şiirlerinde masal, deyiş gibi türlere duyduğu hayranlığı yansıtır.

  Değişen Sanat Perspektifleri; Duvar Resimleri, Yazmacılık ve Mozaik
  İlerleyen yıllarda yine ‘Yurt Gezileri’ ile Çorum’a ve İskilip’e gider, bu geziler Eyüboğlu’nun resim anlayışı üzerinde etkiler bırakır ve değiştirir. Bu değişimde eserlerinde yoğun olarak halay çekenler, han avluları, saz çalan aşıklar temaları gözükür; ‘Hüzün Geldi’ şiirindeki “Türküler bitti /Halaylar durdu /Horonlar durdu /Al damar, mor damar, şah damar sustu” dizeleri buna bir örnektir.
1943’te duvar resimlerine yöneldiği sırada ilk duvar resmini Ortaköy’deki Lido Yüzme Havuzu için yapar. İkinci duvar resmini ise 1946 yılında Ankara Büyük Tiyatro’nun girişindeki kapıların üstüne yapar. Paris’te UNESCO tarafından düzenlenen sergide gönderdiği bu çalışmalar bayağı ilgi çeker.
1947 yılında genç sanatçılardan oluşan ‘10’lar Grubu’na öncülük eder ve grup kısa sürede büyür. Tüm bunlardan dolayı etrafındaki insanlar kendisine ilgisini sadece resme verme konusunda telkinler verse de Bedri Rahmi şiir yazmayı hiç bırakmaz ve 1948’de ikinci şiir kitabı ‘Karadut’ yayımlanır.
1950’de Ankara’da ‘retrospektif’(geçmişe dönük) bir sergi düzenler ve aynı yıl Bedri Rahmi Eyüboğlu, Paris’te bulunan İnsan Müzesi’nde ilkel kavimlerin sanatını inceler. İncelediği bu eserlerde güzelin yararlı, yararlının güzel olabileceği düşüncesini benimseyerek işlerinde bu felsefeyi yansıtır. Yine bu felsefeyle ‘Yazmacılık’ sanatına yeni bir bakış getirir ve 1951’de ilk ‘Yazma Sergisi’ni açar. Aynı esnada Bizans mozaikleriyle de ilgilenmeye başlar. 1953’te Eyüboğlu’nun yazmaları Philadelphia Print Club’da sergilenir. 1954’te ise ‘Türk Tepsisi’ motifi ile Steubun Glass’ın düzenlediği bir yarışmada ödül kazandı.
Yazı yazmak bir tutkuydu Eyüboğlu için. 1953’te üçüncü şiir kitabı ‘Tuz’u çıkarırken, 1956’da ilk düzyazı kitabı ‘Canım Anadolu’ ve 1957’de ise ‘Üçü Birden’ adlı kitabı yayımlanır.
1960 yılına kadar büyük boyutlu mozaiklerle uğraşır. Hilton ve Divan otellerinde panolar yapar. 1958 yılında ise 227 metrekarelik mozaik çalışmasıyla altın madalya kazanır. 1959’da da Paris’teki NATO yapısı için (şu an Brüksel’de) merkezine 50 metrekarelik bir pano hazırlar.

  ABD’ye Gidişi ve Soyut Eserlere Geçişi
  Bedri Rahmi, eşi Eren Hanım ile beraber ABD’ye giderek çalışmalarına orada devam ederler. O dönemde Eyüboğlu,  soyut biçimlere yönelir ve farklı renkler bulabilme çabasına girer. İki yıl Kaliforniya Üniversitesi’nde profesörlük yapar. UNICEF yararına bir motifi Amerika’da kartpostal olarak basılır. 1962 yılındaysa ‘Zincir’ adını verdiği resmi New York Modern Sanat Müzesi satın alır.
ABD dönüşünde soyut resmi bırakıp eski konularına dönerek gecekonduları ve kahvehaneleri resmeder. Son panosu ise Etap Oteli’nde bulunan ‘Güvercinler’ adındaki eseridir.

  Ağabeyinin Sanatına Etkisi ve Vefatı
  Türk aydınlanmasına katkı sağlayan Sabahattin Eyüboğlu 12 Mart sürecinde gözaltına alınınca bu durum Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu çok etkiler. Bu yüzden toplumsal içeriği yoğun olan konuları resmeder. 1972’de ise 33. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde birincilik ödülü alır.
Milletvekili Mehmet Rahmi Eyüboğlu’nun oğlu, Türk aydınlanmasının öncülerinden Sabahattin Eyüboğlu’nun ve ilk kadın mimarlardan Mualla Eyüboğlu’nun kardeşi birçok dalın başarılı sanatçısı Bedri Rahmi Eyüboğlu 21 Eylül 1975’te pankreas kanserinden İstanbul’da vefat eder.
Eyüboğlu sanatına her yönüyle zenginlik katmayı başarmıştır. Eserlerinde işlediği konular birbirleriyle örtüşür ve amacı toplumun kanayan yaralarını yansıtmak olmuştur.

Özlemle…

Bir cevap yazın