Mutluluk Masalı

132 0

Kızları olacağını öğrenmişlerdi. Sevinçten ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Evlenmeden önce bile kız çocuğu hayaliyle yanıp tutuşuyorlardı, çok severlerdi. Sokakta bir bir kız çocuğu görseler hemen sevmenin yollarını ararlardı. Şimdi kendi kızları olacaktı bunun sevinciyle doktordan nasıl çıktılar, nasıl arabaya bindiler hiç anlamadılar. Bu haberi en iyi bebek mağazasında kutlayabileceklerine karar verdiler. Artık cinsiyeti de belli olduğuna göre gidebilirlerdi. Bundan ala kutlama yeri mi olurdu canım… Neredeyse bakmadıkları reyon, almadıkları ürün kalmamıştı. Kasadan geç geç bitmedi tüm ürünler sanki dünyanın sonuymuş gibi kızlarına her şeyi aldılar. Biraz mutluluk biraz heyecan derken duygu dolu anlar yaşadıkları bir gün yaşadılar Tuğba ve Eren.

Tuğba ve Eren birbirlerine eşten ve sevgiliden çok öteydiler. Evvela çok iyi arkadaşlardı. İlkokul arkadaşıydılar, aynı lisede okudular ve aynı üniversiteye girdiler ama ikisi de aynı okulda okuduklarını hiç fark etmediler. Yakın gibi görünüyorlardı ama oldukça uzaktılar. Zaman geçer ve ikisi de üniversite üçüncü sınıfa geçerler. Bir arkadaş ortamında tanışır ve kaynaşırlar, birbirlerini görüp tanımadan yaşamışlardı bunca sene ve artık nasipte tanışmak da varmış. Kader diye bir şey olduğunu anlamışlardı o gün. Dönüp dolaşıp birbirlerine ait oldular. İki cana bir can daha ekleyip yola öyle devam edecekler bundan böyle. Bundan birkaç ay evvel evlenme hayalleri kurarken şimdilerde yavrularını kucaklarına alma hayalleri kuruyorlardı. Ne de olsa hayalsiz olmuyordu. Hayal onlar için bir ön hazırlık niteliğinde esasen. Sanki geleceği görüp şimdiyi güzel kılma çabası hayal. Hayallerin kadar olduğun bu dünyada neden hayalsiz tek bir günümüz geçsin ki…

Eve gelmişlerdi aldıklarını asansörle üç kerede anca çıkarttılar. Yiyecek bir şeyler hazırlayıp ailelerini arayacaklardı. Onlara yemekte söyleyeceklerdi ama sürpriz bir şekilde. Erenle birlikte hazırlayınca hemen halloluyordu tüm işler. Eren ona hep yardımcı olurdu. Tuğba’yı hep rahatlatırdı bu sayede. “Akşama bizdesiniz” diye telefonla arayıp davet ettiler ailelerini memnuniyetle kabul etti her iki ailede. Hem Tuğba’nın ailesi hem Eren’in ailesi de gelmişti. İki aile de şaşırmıştı normalde günler öncesinden haber verirlerdi çalıştıkları için. Anı anına haber gelmişti bu defa. Sohbetler eşliğinde yemekler yenildi, çaylar içildi. Artık tam sırası sürprizin… Doktorun verdiği sonuçları sanki başka bir hastalığın tahlilleri gibi önlerine koydular. “Biz anlamadık bir de sonuçlara siz bakın doktora haftaya göstereceğiz ama sizin de bakmanız iyi olur dedi” Tuğba. İlk başta anlamadılar hatta tedirgin oldular. Sonra Tuğba’nın hemşire olan kardeşi hamilelik değerinin yüksek olduğunu fark edince bir çığlık bir kıyamet koptu ki o sevinç anlatılmaz yaşanırdı. Sonra bir de kız olacağını söyleyince o sevinç iki katına çıktı.

Sevinçler aileyle paylaşılınca insanın kalbi daha da mutlulukla, huzurla dolar. Tuğba da Eren de birbirlerine baktılar kocaman gülümsediler. Şükrettikleri her hallerinden belliydi.

Tuğba ise ailesine bakıp içinden “Canım kızım, biriciğim seni işte böyle güzel bir aile bekliyor. Çık gel seni bekliyoruz, seni çok seviyoruz” diye geçirdi içinden. Ve sonra Tuğba masal gibi bir gün yaşadığı için duayı duaya kattı.

Bir cevap yazın