İğne deliğinden geçiyorum zamanı,
El üstünde tutulmayan sevdalar ediniyorum kendime,
Yıpranmış bir kağıt gibi kan izlerini silen bir mürekkep gibi,
Ağlamaklı seviyorum her birini,
Meçhul kimlikte soluk bir çehreye takılı kalıyor ânım,
Bütün zamanları geçiriyorum ilmekten,
Geriye sen kalır mısın senden bir parça kalır mı bilemem,
Akan her damla yaşta ateşe atılıyor kopuk sözcüklerim,
Yanmıyorsun ahımın ortasında sen,
Dönmüyor küle kirpiklerindeki gün ortaları,
Hiç gitmiyor aklımdan,
Ellerimle seni düşüncelerimin içine hapsettiğim günün pembeliği,
Ellerim ki hırçın ve soğuk bütün acıları köşesinden keserdi
Korkularıma bir yenisi eklenebilsin diye,
Adımlarım kambur yalnızlığıma takılmışken bükülmüşken yarınların beli,
Puslu vakitlerin buhranını dağıtan mor gülüşlerini sevdim,
Bütün hiçliğe inat gözlerin,
Ve nefretin ortasına anıt gibi dikilen o umudu iklimlerin