{"id":11089,"date":"2021-08-04T00:14:01","date_gmt":"2021-08-03T21:14:01","guid":{"rendered":"http:\/\/kadrandergi.com.tr\/?p=11089"},"modified":"2021-08-04T00:14:01","modified_gmt":"2021-08-03T21:14:01","slug":"kadimzamanlar-ve-diger-vakitler-3-kadin-8-zaman","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/?p=11089","title":{"rendered":"Kadimzamanlar ve Di\u011fer Vakitler: 3 Kad\u0131n \/ 8 Zaman"},"content":{"rendered":"<p>Tokarczuk&#8217;u 2009 y\u0131l\u0131nda \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 &#8220;S\u00fcr Pullu\u011funu \u00d6l\u00fclerin Kemikleri \u00dczerinde&#8221; kitab\u0131 ile tan\u0131m\u0131\u015f; kalemiyle yaratt\u0131\u011f\u0131 mistik atmosferden, bir masal anlat\u0131c\u0131s\u0131 edas\u0131yla okuyucuya bunu sunmas\u0131ndan olduk\u00e7a etkilenmi\u015ftim. Kay\u0131ts\u0131z kalamam\u0131\u015f, birka\u00e7 kelam da etmi\u015ftim \u00fcst\u00fcne. Tarihsel anlat\u0131lar\u0131 bilin\u00e7d\u0131\u015f\u0131 arketipleri kullanarak; mitler, masallar, r\u00fcyalar dahas\u0131 s\u00fcrreal \u00f6gelerle nas\u0131l ustaca kurgulad\u0131\u011f\u0131n\u0131 1996 da \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 &#8220;Kadim Zamanlar ve Di\u011fer Vakitler&#8221; kitab\u0131n\u0131 okudu\u011fumda hayranl\u0131kla g\u00f6rd\u00fcm. Kalemiyle beni bir kez daha b\u00fcy\u00fcleyen yazar\u0131n bu eserine de kay\u0131ts\u0131z kalamad\u0131m.<\/p>\n<p>&#8220;Hep b\u00f6yle bir kitap yazmak istedim. D\u00fcnyay\u0131 yaratan ve betimleyen bir kitap. Ya\u015fayan her \u015fey gibi do\u011fup geli\u015fen ve sonra \u00f6len bir d\u00fcnyan\u0131n hikayesi&#8221; diyor Olga Tokarczuk Kadim Zamanlar ve Di\u011fer Vakitler&#8217;den bahsederken. B\u00fcy\u00fcl\u00fc ger\u00e7ekli\u011fin izlerinde, masals\u0131 bir \u00fcslupla, alegoriler ve metaforlarla bezedi\u011fi o d\u00fcnyaya elimizden tutup \u00e7ekiyor.<\/p>\n<p>Evrenin merkezinde, Tanr\u0131&#8217;n\u0131n yarat\u0131m\u0131n\u0131n adeta bir mikrokozmosu; kadim olan\u0131n tahribat\u0131n\u0131, kaosunu t\u00fcm a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla s\u0131rtlanm\u0131\u015f Polonya&#8217;da k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir kasaba Kadimzamanlar. XX. yy dan \u00e7ok katmanl\u0131 bir insanl\u0131k tarihi. Nesiller birbirine bir \u015fekilde ili\u015fkilendirilse de her karakterin kendi yolculu\u011funu, kendi m\u00fccadelesini sarmalayan kendine ait bir zaman\u0131 var. Bazen birbirinin zaman\u0131nda konakl\u0131yor; bazen yollar kesi\u015fiyor yahut hi\u00e7 birle\u015fmemecesine ayr\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>\u201cSava\u015f sonsuza kadar s\u00fcrer. \u0130nsanlar her yerde oldu\u011fu gibi do\u011far, umutsuzca \u00e2\u015f\u0131k olur ve ani bir \u00f6l\u00fcmle k\u0131sa s\u00fcrede \u00f6l\u00fcrler. Ancak ya\u015fam ne kadar fazla ac\u0131 getirirse, onlar da o kadar fazla ya\u015famak isterler.\u201d<\/p>\n<p>D\u00fc\u015f\u00fcncenin zaman\u0131 sa\u011faltt\u0131\u011f\u0131, y\u00fczeyselli\u011fin marazl\u0131 haller yaratt\u0131\u011f\u0131 Kadimzamanlar kentinin d\u00f6rt y\u00f6n\u00fcn\u00fc, d\u00f6rt ba\u015fmelek korur: Kentin &#8220;yolculuk kayg\u0131s\u0131&#8221; uyand\u0131ran Kuzey s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 Ba\u015fmelek Rafa\u0142, &#8220;sahip olma ve sahip olunma&#8221; arzular\u0131n\u0131 uyand\u0131ran G\u00fcney s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 Ba\u015fmelek Gabriel, &#8220;kibre batma&#8221; tehlikesindeki Bat\u0131 s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 Ba\u015fmelek Micha\u0142, &#8220;zeki olma kayg\u0131s\u0131ndan kaynaklanan ak\u0131ls\u0131zl\u0131\u011f\u0131n&#8221; h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc Do\u011fu s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 ise Ba\u015fmelek Uriel.<\/p>\n<p>Bu simgesel vurgular \u00f6nemli zira bilgiye ula\u015fman\u0131n kolay oldu\u011fu ancak insan\u0131n kendinden en \u00e7ok uzakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 &#8220;modern zamanlar&#8221; diye tabir edilen y\u00fczy\u0131lda &#8220;insan nedir&#8221; sorusuna verilecek cevab\u0131n ipu\u00e7lar\u0131 t\u0131rnak i\u00e7indeki zaaflard\u0131r belki, kim bilir? \u0130nsanl\u0131k tarihinin en y\u0131k\u0131c\u0131 d\u00f6nemlerinden birini deneyimleyen insano\u011flu; rejimlerin \u00e7\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc, yenilerinin g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131, sava\u015f\u0131n her t\u00fcr\u00fcn\u00fcn ya\u015fand\u0131\u011f\u0131, kitlesel \u00f6l\u00fcmlerin re\u00e7ete edildi\u011fi bir travma d\u00f6nemini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrken bilimin ve inan\u00e7lar\u0131n sorguland\u0131\u011f\u0131, de\u011ferlerin \u00e7at\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131rlarda dola\u015fmaktan insan kalabilmenin \u00f6nko\u015fuluna bir t\u00fcrl\u00fc odaklanamad\u0131.<\/p>\n<p>&#8220;D\u00fcnya, sarho\u015f ve sersem, \u00e7ukurlar\u0131n s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 \u00e7ekiyordu.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n do\u011fada yaratt\u0131\u011f\u0131 tahribat\u0131 eserlerine ustaca yerle\u015ftiren Tokarczuk bu kitab\u0131nda da farkl\u0131 semboller kullanarak okuyucuyu silkeliyor. Yeri geliyor mantarlara, yeri geliyor \u0131hlamur a\u011fa\u00e7lar\u0131na kulak verdiriyor. A\u011fa\u00e7larla s\u00f6yle\u015fmemiz gereken ne \u00e7ok konu var, anl\u0131yoruz. Do\u011fa bizi duyuyor, ne ya\u015f\u0131yorsak hissediyor ve bu kad\u0131n buna inan\u0131yor.<\/p>\n<p>&#8220;Bir a\u011fa\u00e7 \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcnde, bir anlam\u0131 veya etkisi olmayan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ba\u015fka bir a\u011fa\u00e7 devral\u0131r. \u0130\u015fte a\u011fa\u00e7lar\u0131n \u00f6lmemesinin sebebi budur. Kendi var olu\u015flar\u0131ndan habersiz, zamandan ve \u00f6l\u00fcmden azat edilmi\u015flerdir.&#8221;<\/p>\n<p>Zaman\u0131n farkl\u0131 akt\u0131\u011f\u0131 Kadimzamanlar&#8217;da insanl\u0131\u011f\u0131n de\u011fi\u015fimi meleklerin do\u011fumuna \u015fahit oldu\u011fu \u00fc\u00e7 neslin arketip fertleri \u00fczerinden anlat\u0131l\u0131yor. Her karakterin kendi zaman\u0131 ve bu zaman i\u00e7inde anlat\u0131lan bir hik\u00e2yesi var. Tutkusu boynuna dolanan Genowefa&#8217;n\u0131n, erkek-kad\u0131n aras\u0131ndaki k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131c\u0131 k\u0131v\u0131lc\u0131m\u0131 ate\u015fleyecek cazibenin sahibi Eli&#8217;nin, elinde d\u00fcnyan\u0131n kaosunu \u00f6\u011f\u00fcten kahve \u00f6\u011f\u00fct\u00fcc\u00fcs\u00fcyle Misia&#8217;n\u0131n, kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kalkan yap\u0131p delili\u011fin-bilgeli\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131nda dola\u015fan Ba\u015fak&#8217;\u0131n, toprak sahibi Popielski&#8217;nin, kay\u0131p ruh Micha\u0142&#8217;\u0131n, sava\u015fta vicdan\u0131n\u0131 yitiren \u0130van Mutka&#8217;n\u0131n, kalbi ta\u015fla\u015fan Pawe\u0142&#8217;in, tertemiz Izydor&#8217;un, ziyan olmu\u015f Ruta&#8217;n\u0131n&#8230; Hepsinin h\u0131zlanan, ilerleyen, yava\u015flayan, t\u0131kanan ve duran zamanlar\u0131 Tokarczuk taraf\u0131ndan mitik ve vurucu bir tonda resmedilirken; okuru zaman, varl\u0131k, hi\u00e7lik, modernite \u00fczerine \u00e7alkant\u0131l\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncelere sevk ediyor.<\/p>\n<p>&#8220;Yaratmak Tanr\u0131&#8217;n\u0131nsa, adland\u0131rmak insan\u0131n i\u015fi&#8221; diyor Tokarczuk. \u00d6yle de\u011fil mi hakikaten? T\u00fcm zamanlar\u0131n karma\u015fas\u0131 i\u00e7inde kendi -biricik- zaman\u0131m\u0131zda biz de her bir yaraya, \u00f6d\u00fcle, r\u00fcyaya, bak\u0131\u015fa, sefere bir ad vermedik mi? Tuza maruz kald\u0131\u011f\u0131nda yara, derinden gelen &#8220;ahh!&#8221; sesi farkl\u0131 dillerde \u00fcnlemedi mi t\u00fcrl\u00fc \u00e7e\u015fit sanc\u0131lar\u0131? Nesneler, zaman\u0131n ve hareketin olmad\u0131\u011f\u0131, ba\u015fka bir ger\u00e7ekle demlenirken; insan maruz kald\u0131\u011f\u0131 iyi-k\u00f6t\u00fc ne varsa onun bu\u011fusunda demledi ruhunu. D\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc, d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc&#8230; \u00d6l\u00fcme \u00e7eyrek kala, adeta bir sava\u015f ganimetidir insan\u0131n mevcut varl\u0131\u011f\u0131&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;\u0130nsanlar yeni yollar yaparlar. Ormana dal\u0131p, gen\u00e7 a\u011fa\u00e7lar dikerler. Nehirlerin \u00fcst\u00fcne bentler yaparlar ve arazi al\u0131rlar. Yeni evler i\u00e7in temeller kazarlar. Yolculuklar planlarlar. Erkekler kad\u0131nlar\u0131na ihanet ederler ve kad\u0131nlar da erkeklerine. \u00c7ocuklar birden yeti\u015fkin olurlar ve kendi ya\u015famlar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in ayr\u0131l\u0131rlar. \u0130nsanlar uyuyamazlar. \u00c7ok i\u00e7erler. \u00d6nemli kararlar al\u0131rlar ve \u015fimdiye kadar yapmad\u0131klar\u0131 \u015feyleri yapmaya ba\u015flarlar. Yeni fikirler \u00e7\u0131kar. H\u00fck\u00fcmetler de\u011fi\u015fir. Borsalar dengesizdir ve g\u00fcn\u00fc gelir, milyoner olunur g\u00fcn\u00fc gelir insan elindeki avucundakini kaybeder. Rejimleri de\u011fi\u015ftiren devrimler patlak verir. \u0130nsanlar hayal kurar ve d\u00fc\u015flerini, ger\u00e7ek olarak d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri \u015feyle kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131rlar.&#8221;<\/p>\n<p>3 Kad\u0131n:<\/p>\n<p>Genowefa&#8230; Yolda\u015f\u0131n\u0131 sava\u015fa u\u011furlarken bilmiyordu May\u0131s ay\u0131n\u0131n sonundaki ilk saman zaman\u0131 rahmine tutunan k\u0131z\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131. Patateslerden \u00e7i\u00e7ekler d\u00fc\u015f\u00fcp yerine ye\u015fil meyveler geldi\u011finde anlad\u0131 kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131yla ba\u015fba\u015fa s\u0131k\u0131 bir m\u00fccadelenin i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc. &#8220;Tavu\u011fun ku\u015f olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, kad\u0131n\u0131n da insan olmad\u0131\u011f\u0131&#8221;n\u0131 \u00f6ne s\u00fcren ve farkl\u0131 zamanlarda, farkl\u0131 co\u011frafyalarda anafikri yank\u0131lanan bu Rus atas\u00f6z\u00fcne cevab\u0131 b\u0131rakal\u0131m Genowefa versin:<\/p>\n<p>&#8220;Hepimizin k\u0131z evlada gereksinimi var. Hepimizin k\u0131z\u0131 olmaya ba\u015flasa d\u00fcnyada bar\u0131\u015f olurdu.&#8221;<\/p>\n<p>Do\u011facak \u00e7ocu\u011fundan habersiz, sava\u015fta bir e\u015f. Kocas\u0131ndan devrald\u0131\u011f\u0131 de\u011firmeni i\u015fletme \u00e7abas\u0131, bir yandan anal\u0131\u011f\u0131. Bir \u015fey daha var ama: Kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131. Yata\u011fa girdi\u011finde, y\u00fcn \u00e7oraplar\u0131na ra\u011fmen \u0131s\u0131namayan; her seferinde sanki suya girer gibi ayaklar\u0131ndan uyumaya ba\u015flayan bir kad\u0131n Genowefa. O y\u00fczden uykusuz geceler ona. Giden d\u00f6ner mi bilinmez, onun zaman\u0131 kendine. Bir bak\u0131\u015f, tek bir bak\u0131\u015f Eli&#8217;den. A\u015fk bu; kalbe ak\u0131\u015fkan, ruha kelebek. S\u00f6z\u00fcn sustu\u011fu, anlam\u0131n devam etti\u011fi e\u015fsiz zaman dilimi. Bir bak\u0131\u015ftan \u00f6tesi ya\u015fanmasa bile, tenler birbirine hep yabanc\u0131 kalsa bile Genowefa art\u0131k benimle&#8230;<\/p>\n<p>Kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ya\u011fmalanm\u0131\u015f Ba\u015fak, o da uzun zaman benimle. Kendini do\u011fan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 g\u00f6r\u00fcp kabul eden; tav\u015fana, kertenkeleye, bal\u0131\u011fa yarenlik eden deli-bilge. Ahh!! Olmasa hep bir yerlerden \u00e7\u0131k\u0131p gelen, teri toza bulanm\u0131\u015f kasl\u0131 uzuvlar\u0131yla lotus \u00e7i\u00e7e\u011fi misali kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendine ya\u015fam kayna\u011f\u0131 yap\u0131p, seni dermans\u0131z b\u0131rakan k\u00f6t\u00fc. Hem dermans\u0131z, hem \u00e7aresizken topra\u011f\u0131 yar\u0131p \u00e7\u0131kan Melekotu k\u00f6k sald\u0131 ya v\u00fccuduna, her bir h\u00fccrene n\u00fcfuz etti; \u00f6zsuyunu kana kana i\u00e7ti de titreyip kat\u0131la\u015f\u0131nca Ba\u015fak&#8217;\u0131n yorgun tenine kokulu tohumlar serpi\u015ftirdi. Hediyesini ald\u0131 Ba\u015fak, h\u0131rpalanm\u0131\u015f ama g\u00fc\u00e7l\u00fc art\u0131k. Yenik ama sa\u011flam&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Bir a\u011fr\u0131 daha hissetmi\u015fti, bu sefer daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve daha korkutucu. &#8216;\u00d6lece\u011fim&#8217; diye d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fc, &#8230;\u015fimdi \u00f6ylece \u00f6l\u00fcp gidece\u011fim. Do\u011fum ba\u015flayacak ve kimse bana yard\u0131m etmeyecek.&#8221;<\/p>\n<p>Ve Ruta&#8230; Kendi zaman\u0131n\u0131n kabu\u011funu k\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fan zavall\u0131 Ruta. Do\u011faya ait vah\u015fi bir kad\u0131nd\u0131 oysa, t\u0131pk\u0131 annesi Ba\u015fak gibi. Kendi habitat\u0131ndan daha cazipti g\u00fczel k\u0131yafetler, renkli dudaklar-t\u0131rnaklar, y\u00fcksek \u00f6k\u00e7eler&#8230; Yal\u0131n ayak topra\u011fa basman\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kayna\u011f\u0131 oldu\u011funu hi\u00e7 farkedemedi. Bunu d\u00fc\u015f\u00fcnmedi de&#8230; Sand\u0131 ki tabiatla de\u011fil de insano\u011flunun var etti\u011fiyle uyumland\u0131\u011f\u0131nda daha kad\u0131n olacak. Teslim etti kendini g\u00fcc\u00fcn sahibi Ukleja&#8217;ya. &#8220;Ben b\u00f6yle mutlu olaca\u011f\u0131m&#8221; s\u00f6z\u00fcne hi\u00e7 inanmad\u0131 Ba\u015fak. \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn, kendi olman\u0131n paha bi\u00e7ilemezli\u011fini anlatamad\u0131 tecr\u00fcbesiz Ruta&#8217;ya. Her p\u0131r\u0131lt\u0131l\u0131 hayat\u0131n bir bedeli oldu\u011funu \u00e7ok ac\u0131 \u00f6\u011frendi. De\u011fer olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc -ucuz- meta kar\u015f\u0131s\u0131nda de\u011fersizle\u015ftik\u00e7e de\u011fersizle\u015fti Ruta. O \u015fimdi sadece kendisiyle&#8230;<\/p>\n<p>8 D\u00fcnya:<\/p>\n<p>&#8220;D\u00fcnya ve g\u00f6ky\u00fcz\u00fc aras\u0131nda sekiz d\u00fcnya vard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Birinci D\u00fcnya: Tanr\u0131&#8217;n\u0131n kendinin fark\u0131na vard\u0131\u011f\u0131, s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn a\u011fz\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131p d\u00fcnyalar\u0131n tohumu haline d\u00f6n\u00fc\u015fen binlerce par\u00e7aya b\u00f6l\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc zaman dilimi.<\/p>\n<p>&#8220;Ben kimim?&#8221; diye sormu\u015ftur Tanr\u0131, &#8220;Tanr\u0131 veya insan, belki de her ikisi ve di\u011feri, ayn\u0131 anda veya ikisi de de\u011fil mi? Ben mi insanlar\u0131 yaratt\u0131m, onlar m\u0131 Ben&#8217;i?&#8221;<\/p>\n<p>\u0130nsan onu k\u0131\u015fk\u0131rtt\u0131\u011f\u0131ndan, sevgililerin yataklar\u0131na s\u00fcz\u00fcl\u00fcp burada a\u015fk\u0131 ke\u015ffetmi\u015fti. Ya\u015fl\u0131 insanlar\u0131n yataklar\u0131na s\u00fcz\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde fanili\u011fi bulmu\u015ftu. \u00d6lenlerin yata\u011f\u0131na s\u00fcz\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde \u00f6l\u00fcm\u00fc bulmu\u015ftu.<\/p>\n<p>\u0130kinci D\u00fcnya: Yeterince deneyimli olmayan gen\u00e7 Tanr\u0131 taraf\u0131ndan yarat\u0131lan, hi\u00e7bir \u015feyin isminin olmad\u0131\u011f\u0131, topra\u011f\u0131n bombalar y\u00fcz\u00fcnden delik de\u015fik oldu\u011fu, ta\u015flar\u0131n a\u00e7 \u00e7ocuklar\u0131n elinde da\u011f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman dilimi.<\/p>\n<p>&#8220;Bu d\u00fcnyada, Kabil, Habil ile tarlada kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015f ve ona demi\u015f ki: &#8220;Yasa ve yarg\u0131\u00e7 yok! \u00d6teki d\u00fcnya yok, do\u011frular i\u00e7in bir \u00f6d\u00fcl ve k\u00f6t\u00fcler i\u00e7in ceza da yok. Bu d\u00fcnya isteyerek yarat\u0131lmad\u0131, sevecenlikle y\u00f6netilmedi. Neden senin kurban\u0131n kabul edilsin de benimki edilmesin?&#8221; Habil demi\u015f ki, &#8220;Benimki kabul edildi, zira ben Tanr\u0131&#8217;y\u0131 seviyorum, seninki reddedildi, zira sen O&#8217;ndan nefret ediyorsun. Senin gibileri hi\u00e7 var olmamal\u0131.&#8221; Ve Habil, Kabil&#8217;i \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc D\u00fcnya: \u00c7ok \u00e7al\u0131\u015f\u0131p \u00e7abalay\u0131p kurdu\u011fu D\u00fcnya Tanr\u0131&#8217;ya s\u0131k\u0131c\u0131 gelmi\u015f. Yaratt\u0131\u011f\u0131 hayvanlar onun y\u00fcceli\u011fini anlamam\u0131\u015f, hayran olmam\u0131\u015f, y\u00fcceltmemi\u015f. \u00dcstelik onun yaratt\u0131klar\u0131yla beslenip \u00e7o\u011falm\u0131\u015f ancak kusursuz tabiat\u0131 bir kez bile sorgulamam\u0131\u015flar. Tanr\u0131 da onlar\u0131 bilin\u00e7 ile donat\u0131p insana d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015f. Lakin hayvanlar canavar gibi g\u00f6rd\u00fckleri insana d\u00f6n\u00fc\u015fmek istememi\u015fler. Tanr\u0131&#8217;y\u0131 bir komployla yakalay\u0131p bo\u011fmu\u015flar. Bu d\u00fcnyada ne Tanr\u0131 ne de insan kalm\u0131\u015f.<\/p>\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc D\u00fcnya: Tanr\u0131&#8217;n\u0131n ilahi ac\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k O&#8217;na rahatlama sa\u011flayan bir tutkuyla yaratt\u0131\u011f\u0131, yaratt\u0131ktan sonra kendi i\u015fine hayran kald\u0131\u011f\u0131, insana olan sevgisinin tutkuyla yo\u011funla\u015ft\u0131\u011f\u0131 d\u00fcnya. Topra\u011f\u0131 i\u015flemekle ve \u00fcremekle me\u015fgul olan insan ise Tanr\u0131&#8217;ya ald\u0131r\u0131\u015f etmiyordu. Tanr\u0131&#8217;n\u0131n insana olan sevgisi kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131zd\u0131.<\/p>\n<p>&#8220;\u0130lah\u00ee sevgi, di\u011ferleri gibi a\u011f\u0131r olabilir. Bu arada, insan olgunla\u015ft\u0131 ve kendini bu \u0131srarl\u0131 sevgiliden kurtarmaya karar verdi. &#8220;B\u0131rak gideyim,&#8221; demi\u015fti. &#8220;B\u0131rak d\u00fcnyay\u0131 kendi yolumla \u00f6\u011freneyim ve yolculuk i\u00e7in gerekenleri bana ver.&#8221;<\/p>\n<p>Be\u015finci D\u00fcnya: Kulu Job&#8217;u g\u00f6zlemleyen Tanr\u0131, verdi\u011fi t\u00fcm nimetleri ondan geri al\u0131r. Ancak bu durum Job&#8217;un inanc\u0131n\u0131 zay\u0131flatmak yerine daha da g\u00fc\u00e7lendirir. Hatta inanc\u0131n\u0131n \u0131\u015f\u0131lt\u0131s\u0131 Tanr\u0131&#8217;n\u0131n g\u00f6zlerini kama\u015ft\u0131r\u0131r. Hi\u00e7bir \u015feyi yoksa bile inanc\u0131 vard\u0131r. Job&#8217;a her \u015feyini, hatta daha da fazlas\u0131n\u0131 tela\u015fla geri veren Tanr\u0131 \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n gittik\u00e7e zay\u0131flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr. Job art\u0131k Tanr\u0131&#8217;ya ihtiya\u00e7 duymayacak kadar g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Alt\u0131nc\u0131 D\u00fcnya: \u0130nsanlar\u0131n kendi iradelerinin g\u00fcc\u00fcyle yaratmay\u0131 \u00f6\u011frendi\u011fi ve kendilerini ilahlar olarak adland\u0131rd\u0131klar\u0131 bu d\u00fcnyada kaos hakimdi. Zaman\u0131n h\u0131zland\u0131\u011f\u0131 bu d\u00fcnyada, insanlar var olmayan\u0131 yaratma \u00e7abas\u0131 pe\u015finde ko\u015farken \u00f6lmeye ba\u015flad\u0131lar. Tanr\u0131 bu karma\u015fa kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6fkelendi ve t\u00fcm yarat\u0131y\u0131 yok etti. Alt\u0131nc\u0131 d\u00fcnya art\u0131k bo\u015f ve sessizdi.<\/p>\n<p>Yedinci D\u00fcnya: Bu d\u00fcnyada insanlar tek bir ulus olup, beraber hareket etmeye karar verdiler. Tanr\u0131 bu durum kar\u015f\u0131s\u0131nda endi\u015felendi. Dillerini kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131p, birbirlerini anlamamalar\u0131n\u0131 sa\u011flad\u0131. Birbirleriyle u\u011fra\u015fs\u0131nlar ve bana huzur versinler istedi. B\u00f6ylece insanlar her y\u00f6ne da\u011f\u0131ld\u0131 ve birbirlerine d\u00fc\u015fman oldu.<\/p>\n<p>Sekizinci D\u00fcnya: Art\u0131k Tanr\u0131 &#8220;D\u00fcnyalar yaratmak bir \u015fey kazand\u0131rm\u0131yor, hi\u00e7bir \u015fey geli\u015fmiyor veya geni\u015flemiyor ya da de\u011fi\u015fmiyor. Bunlar\u0131n hepsi bo\u015funa.&#8221; diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Art\u0131k her \u015fey zaman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, e\u015f zamanl\u0131 olarak ve sonsuza dek var olmaya ba\u015flad\u0131&#8230;<\/p>\n<p>\u201cTanr\u0131 g\u00f6r\u00fcr. Zaman ka\u00e7ar. \u00d6l\u00fcm kovalar. Sonsuzluk bekler.\u201d<\/p>\n<p>Sormay\u0131 unuttu\u011fumuz soru hat\u0131r\u0131na, bulunmay\u0131 hak eden cevap u\u011fruna; varl\u0131\u011fa sirayet eden bir okuma i\u00e7in neyi bekliyoruz?<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Tokarczuk&#8217;u 2009 y\u0131l\u0131nda \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 &#8220;S\u00fcr Pullu\u011funu&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":288,"featured_media":10493,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[67,55],"tags":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/11089"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/288"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=11089"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/11089\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=11089"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=11089"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=11089"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}