{"id":10847,"date":"2021-04-01T00:04:22","date_gmt":"2021-03-31T21:04:22","guid":{"rendered":"http:\/\/kadrandergi.com.tr\/?p=10847"},"modified":"2021-04-01T00:04:22","modified_gmt":"2021-03-31T21:04:22","slug":"bir-kare-fotograf","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/?p=10847","title":{"rendered":"Bir Kare Foto\u011fraf"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: right;\">\u201cVarka \u00e7\u00fcn bildi budur sultan-\u0131 \u015eam,<\/p>\n<p style=\"text-align: right;\">Kim budur G\u00fcl\u015fah\u2019a hemdem subh u \u015fam\u201d<\/p>\n<p style=\"text-align: right;\"><strong>-Yusuf-\u0131 Meddah-<\/strong><\/p>\n<p>Tren kompart\u0131man\u0131 uzun bir yolculu\u011fun ard\u0131ndan nihayet istasyona gelmi\u015fti. Paris\u2019in g\u00fcneyinde bir kente yerle\u015fmeye karar verdikten sonra cebindeki son parayla \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131n\u0131f bir bilet alm\u0131\u015f ve yola koyulmu\u015ftu. Tren gar\u0131nda kocaman \u201cCoubert\u201d yaz\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnde i\u00e7ine bir yabanc\u0131l\u0131k hissi oturmu\u015ftu ki bu ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm hayattan daha halliceydi. Hi\u00e7 tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 insanlar, a\u015finas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 memleket ve koca bir yaln\u0131zl\u0131k g\u00f6zlerinden okunuyordu. Uzun bir vakit olmu\u015ftu ki mektup arkada\u015f\u0131ndan da haber alam\u0131yordu, bir de yoksulluk ve sefalet \u00e7ekiyordu ki de\u011fme gitsin. Tren gar\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131p \u015fehri ad\u0131m ad\u0131m gezerek kiral\u0131k bir pansiyon bak\u0131yordu kendine ki cebinde de bir kuru\u015f paras\u0131 yoktu. K\u00f6\u015fe ba\u015f\u0131nda, d\u00fckk\u00e2n\u0131n d\u00f6rt kat\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcnde rehineci yaz\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcnde kafas\u0131ndan hemen e\u015fyalar\u0131 elemeye ba\u015flad\u0131. Sona kalan e\u015fya ise ona verilen bir \u00f6d\u00fcld\u00fc ki bunun manevi de\u011feri hepsinden \u00f6teydi. \u00dclke genelinde d\u00fczenlenen \u00f6yk\u00fc yar\u0131\u015fmas\u0131nda kazand\u0131\u011f\u0131 bir plaketti. Etse etse 10 frank ederdi bu da hi\u00e7 yoksa bir haftal\u0131k pansiyon paras\u0131yd\u0131 diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Tam\u0131 tam\u0131na 10 frank alabilmi\u015fti adamdan. Bunu da bir saat dil d\u00f6kerek, kendini ac\u0131nd\u0131rarak. Bu insanlar tam bir doland\u0131r\u0131c\u0131 diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc ayn\u0131 zamanda da a\u011fz\u0131ndan ka\u00e7\u0131rd\u0131. Babas\u0131 Frans\u0131z seny\u00f6rlerinden olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in dikkat \u00e7ekiyordu Coubert sokaklar\u0131nda. Bunun fark\u0131ndayd\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00fcst\u00fcndeki ceket hi\u00e7 yoksa 1870 y\u0131ll\u0131na aitti. Ayr\u0131ca k\u00f6t\u00fc kokuyordu. Bir an evvel pansiyon bulmal\u0131yd\u0131 yoksa lin\u00e7 edilecekti. Sora sora kentin en ucuz pansiyonunu buldu. Bayan Nicola ad\u0131nda yar\u0131m as\u0131r ya\u015f\u0131 olan bir kad\u0131n onu kap\u0131da kar\u015f\u0131lad\u0131. Y\u00fcz\u00fcnden okundu\u011fu kadar\u0131yla da kendisini hi\u00e7 be\u011fenmemi\u015fti. Kendisinden bir oda istedi\u011fini, uzun bir vakit kalaca\u011f\u0131n\u0131 ve kendisine biraz indirim yapmas\u0131n\u0131 istedi. Asl\u0131nda \u201c\u0130ndirim\u201d laf\u0131na o kadar \u00e7ok k\u0131z\u0131yordu ki kulland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kendisinden nefret etti. \u015eu kendini \u00e7ok be\u011fenmi\u015f Ruslar yok mu? Kapitalizm ad\u0131nda, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya nalet bir ideoloji yayd\u0131 ki de\u011fme gitsin! \u00dcst\u00fcne \u00fcstl\u00fck insanlarda buna kand\u0131. Bayan Nicola kendisini iyice s\u00fczd\u00fckten sonra bir ayl\u0131\u011f\u0131na 5 frank 75 cent istedi. Kendisi ise cebindeki 10 frank\u0131 vererek iki ayl\u0131k istedi. Nihayete eren pazarl\u0131k sonras\u0131 odas\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda iki ayl\u0131k alabilmenin sevinci vard\u0131 ki bu Coubert\u2019e geldi\u011finden beri \u00e7ekti\u011fi zorluklar\u0131n hepsini \u00f6rtbas ediyordu. Kente geleli daha saatler olmadan bir dolu dert s\u0131rt\u0131na semer olmu\u015ftu. Cebinde paras\u0131 yoktu ama dergilere yollanmay\u0131 bekleyen \u00f6yk\u00fcleri ve \u015fiirleri vard\u0131. Zaten bu kente gelmesinin amac\u0131 da buydu. Paris halk\u0131 edebiyata merakl\u0131 insanlard\u0131. Yazd\u0131klar\u0131 burada iyi k\u00f6t\u00fc para eder umudu ile ta\u015f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131 buraya. Tez vakitte Paris i\u00e7erisindeki b\u00fct\u00fcn edebiyat mecmualar\u0131na \u00f6yk\u00fclerini postalamak i\u00e7in postanenin yolunu tuttu. Yama yapmaktan b\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ceketini \u00fcst\u00fcne alarak, i\u00e7 cebine de yazd\u0131klar\u0131n\u0131 koyarak \u00e7\u0131kt\u0131 soka\u011fa&#8230;<\/p>\n<p>Pansiyonun kap\u0131s\u0131nda durdu bir vakit ve iyice s\u00fczd\u00fc insanlar\u0131. Ne kadar da al\u0131ml\u0131 insanlar\u0131 vard\u0131 Paris\u2019in. Beyleri adeta b\u00fcrokrasi y\u00f6neticileri gibiydi. Hepsinin \u00fcst\u00fcnde kruvaze ceketler vard\u0131 ki bunlar \u00e7ok pahal\u0131 elbiselerdi. Han\u0131mlar\u0131 ise adeta melek gibilerdi. Sahip olduklar\u0131 z\u00fcmr\u00fct e\u015fyalar Afrika\u2019da \u00fc\u00e7 \u00fclke doyururdu. Kendisi ise bunlardan hi\u00e7biri de\u011fildi diye \u00fcz\u00fcld\u00fc ve bir Frans\u0131z edas\u0131 ile ad\u0131m ad\u0131m y\u00fcr\u00fcd\u00fc. Postaneye geldi\u011finde s\u0131ran\u0131n kendisine hemen gelmesine sevindi lakin mektuplar\u0131 kar\u015f\u0131 \u00f6demeli yollad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in de kendinden tiksindi. Her zaman ki gibi ilk mektup, c\u00fcmlelerine \u00e2\u015f\u0131k oldu\u011fu, y\u00fcz\u00fcn\u00fc dahi g\u00f6rmeden b\u00fcy\u00fck bir a\u015fk besledi\u011fi, kilometrelerce uzakl\u0131ktaki mektup arkada\u015f\u0131nayd\u0131. Hasbelkader \u0130spanyal\u0131 bir k\u0131z ile mektupla\u015f\u0131yordu. -nas\u0131l tan\u0131\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 o da bilmiyor- Asl\u0131nda tam manas\u0131 ile bir End\u00fcl\u00fcs k\u00f6kenli diyebiliriz. Yazd\u0131\u011f\u0131 her mektupta istisnas\u0131z bir \u0130slam hayranl\u0131\u011f\u0131 sezilmekteydi. Zaten bu y\u00fczden \u00e2\u015f\u0131k olmu\u015ftu daha y\u00fcz\u00fcn\u00fc dahi g\u00f6rmedi\u011fi bu k\u0131za. Masan\u0131n ard\u0131nda duran kad\u0131n, \u201cBeyefendi ad\u0131n\u0131z neydi?\u201d diye sordu\u011funda adeta b\u00fcy\u00fck bir yazarm\u0131\u015f yahut \u015fairmi\u015f gibi cevap vermesi kad\u0131n\u0131n g\u00f6zlerini b\u00fcy\u00fcledi. \u201cS\u00f6r Hardouin, evet ad\u0131m Victor Hardouin!\u201d diyerek ismini iyice duyurdu kad\u0131na. Anla\u015f\u0131lan bu kad\u0131nda \u00f6yk\u00fclerini okumam\u0131\u015ft\u0131 ki g\u00f6zlerinin i\u00e7ine sadece kendini be\u011fenmi\u015f biri gibi bak\u0131yordu. Mektuplar\u0131 adreslerine yollad\u0131ktan sonra \u015fehirde ki birka\u00e7 kafeye gitmeyi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Belki simas\u0131na a\u015fina oldu\u011fu birileri ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r edebiyat \u00fczerine m\u00fcnaka\u015fa yaparlard\u0131. Uzun bir vakittir kula\u011f\u0131na ili\u015fen bir kafede Fransa\u2019da tan\u0131nm\u0131\u015f yazarlar bir araya gelerek m\u00fcnaka\u015fa yap\u0131yorlard\u0131. Aralar\u0131na kat\u0131lmak, onlar gibi tan\u0131nmak istiyordu. Ad\u0131m ad\u0131m ge\u00e7ti\u011fi caddelerde bir y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fc vard\u0131 ki herkes ona d\u00f6n\u00fcp bir daha bak\u0131yordu. Uzaklardan, \u201cHardouin!\u201d diye seslendi biri ve g\u00f6zleri seslenen ad\u0131m\u0131 arad\u0131. Ard\u0131ndan bir kez daha seslendi ve el sallayan birini g\u00f6r\u00fcnce hemencecik yan\u0131na gitti. Onu \u00e7a\u011f\u0131ran ki\u015fi bir d\u00f6nem gazetede beraber \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 Jean Paul Sartre idi. Beraber bir d\u00f6nem iki yak\u0131n arkada\u015ft\u0131lar ama Sartre okumay\u0131 tercih etti\u011fi i\u00e7in uzun bir vakit g\u00f6r\u00fc\u015femediler. Ayn\u0131 masada simalar\u0131na a\u015fina olmad\u0131\u011f\u0131 ki\u015filerde vard\u0131. \u0130simlerini sadece yazd\u0131klar\u0131ndan biliyordu. Birisi personalist manifestosunu bildiren bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr Emmanuel Mounier,\u00a0 birisi gen\u00e7 bir \u015fair ve eylemciydi ki kendisini Paris&#8217;te \u00f6d\u00fcl t\u00f6reninde g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. Ad\u0131 Philippe Soupault idi. Gen\u00e7 ya\u015f\u0131nda nerdeyse b\u00fct\u00fcn Fransa tan\u0131yordu, di\u011feri ise \u00c7ek as\u0131ll\u0131 g\u00f6\u00e7men bir Frans\u0131z ailenin \u00e7ocu\u011fu olan Milan Kundera idi. Tan\u0131\u015fma fasl\u0131 bittikten sonra i\u015f kendisini tan\u0131tmaya geldi\u011finde Sartre\u2019nin y\u00fcz\u00fcnde ve kendi y\u00fcz\u00fcnde hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 okunuyordu. Kendisi de bunun fark\u0131ndayd\u0131 \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar kadar tan\u0131nan biri de\u011fildi. Hepsinin az bu\u00e7uk yaz\u0131lanlar\u0131 okunuyordu ama kendisininkiler adeta \u00fclkeye gelen g\u00f6\u00e7men muamelesi g\u00f6r\u00fcyordu. Bay Hardouin, \u201cBen!\u201d diyerek ba\u015flad\u0131 s\u00f6zlerine, \u201c\u00d6yk\u00fc yaz\u0131yorum genellikle.\u201d diye de devam etti. Masada oturanlar merakla sorular y\u00f6neltti ve sakin bir \u00fcslupla hepsini cevaplad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc uzun bir vakittir Fransa\u2019da \u00f6yk\u00fc ile u\u011fra\u015fan kalmam\u0131\u015ft\u0131.\u00a0 B\u00fct\u00fcn g\u00f6zler bir an da onun \u00fcst\u00fcndeydi. Kafede oturanlar hatta sokaktaki t\u00fcm insanlar bir anda oraya y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Yo\u011fun \u0131srar \u00fczerine \u00f6yk\u00fclerinden birini okumas\u0131n\u0131 istediler. Bu tatl\u0131 ricay\u0131 k\u0131ramay\u0131p yar\u0131m b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 bir \u00f6yk\u00fcs\u00fcn\u00fc okumaya ba\u015flad\u0131. \u00d6yk\u00fcy\u00fc okumaya devam ettik\u00e7e masan\u0131n etraf\u0131nda insanlar \u00e7o\u011falmaya ba\u015flad\u0131 her nedense. Sanki herkes o g\u00fcn, orada onun \u00f6yk\u00fc okumas\u0131n\u0131 bekliyormu\u015f gibi bir d\u00fc\u015f\u00fcnce olu\u015ftu i\u00e7inde. Aradan pek vakit ge\u00e7meden cebindeki yar\u0131m kalan \u00f6yk\u00fclere talip olanlar bile vard\u0131 ki oturdu\u011fu yerden tam tam\u0131na sekiz frank kazanm\u0131\u015ft\u0131. \u0130\u00e7inden bu vakte kadar Coubert\u2019e gelmedi\u011fine pi\u015fman oldu\u011funu ge\u00e7irdi. Cebindeki 8 frank ile masadan kalk\u0131p pansiyonun yolunu tuttu. \u015eimdi caddedeki insanlar daha bir g\u00fczel geliyordu g\u00f6zlerine. Mutluluk bu olsa gerek diye d\u00fc\u015f\u00fcnmekten al\u0131koyam\u0131yordu kendisini. Tez vakitte odas\u0131na \u00e7\u0131k\u0131p bir \u015feyler yazmal\u0131yd\u0131 hemen. Belli ki burada kald\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece yazmaya \u00e7ok ihtiyac\u0131 olacakt\u0131.<\/p>\n<p>Yolda ad\u0131m ad\u0131m giderken akl\u0131na bir anda yolunu g\u00f6zledi\u011fi mektuplar geldi. Ah! Ka\u00e7 vakit olmu\u015ftu ki sat\u0131r sat\u0131r g\u00f6zya\u015f\u0131 d\u00f6kmemi\u015fti, buram buram kelimeleri koklamam\u0131\u015ft\u0131. Tamtam\u0131na on iki mektup yollam\u0131\u015ft\u0131 ve hepsi de cevaps\u0131z kalm\u0131\u015ft\u0131. Akl\u0131na gelen pesimist d\u00fc\u015f\u00fcncelerden s\u0131yr\u0131lmak i\u00e7in iki se\u00e7enek vard\u0131; ya g\u00f6rmeliydi ya okumal\u0131yd\u0131. Ama \u015fu vakit ki ikisini de yapam\u0131yordu. Hele bir de son mektubunda bir hik\u00e2ye yazm\u0131\u015ft\u0131 ki y\u00fcre\u011fini daha bir par\u00e7al\u0131yordu. Bir a\u015fk hikayesini yazm\u0131\u015ft\u0131 ona, \u0130slam topraklar\u0131nda ge\u00e7en bir a\u015fk hikayesi. Hik\u00e2yeyi okudu\u011fu zaman y\u00fcre\u011fi o denli kavrulmu\u015ftu ki ac\u0131s\u0131n\u0131 h\u00e2l\u00e2 i\u00e7inde hissetmekte. Bir dolu Frans\u0131z a\u015fk\u0131na tan\u0131kl\u0131k etmi\u015f, bir dolu a\u015fk \u00f6yk\u00fcs\u00fc yazm\u0131\u015f ve okumu\u015ftu. Ama hi\u00e7biri bu denli ac\u0131kl\u0131 de\u011fildi. Hik\u00e2ye \u015f\u00f6yle ki: \u201cVakti zaman\u0131nda Ben\u00ee \u015eeybe kabilesinin iki tane y\u00f6neticisi varm\u0131\u015f. Hilal\u2019in o\u011flu Varaka, H\u00fcmam\u2019\u0131n k\u0131z\u0131 G\u00fcl\u015fah birlikte b\u00fcy\u00fcrken aralar\u0131nda bir a\u015fk do\u011far ve bu a\u015fk o d\u00f6neme kadar e\u015fi benzerine rastlanmam\u0131\u015f bir y\u00fcceliktedir. Aradan bir vakit ge\u00e7tikten sonra evlenmelerine izin verilir. Varaka tam G\u00fcl\u015fah&#8217;\u0131na kavu\u015facakt\u0131 ki daha \u00f6ncesinde G\u00fcl\u015fah\u2019a talip olan Amr ad\u0131nda bir emir d\u00fc\u011f\u00fcn g\u00fcn\u00fc G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131 ka\u00e7\u0131r\u0131r. Varaka ise G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131 kurtarmak i\u00e7in Amr\u2019\u0131n ordusu ile sava\u015fmak zorunda kal\u0131r ve sava\u015f\u0131 kaybeder. Askerlere esir d\u00fc\u015fen Varaka bir m\u00fcddet sonra G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131n kula\u011f\u0131na gelir. G\u00fcl\u015fah ise sevdi\u011fi adam\u0131 korumak i\u00e7in elinden ne geliyorsa yapmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bir tak\u0131m hilebaz oyunlar ile Varakay\u0131 kurtar\u0131r. Lakin bu seferde G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131n annesi Varaka\u2019n\u0131n fakirli\u011fini \u00f6ne s\u00fcrerek evlenmelerine m\u00e2ni olur. Varaka medet ummak ad\u0131na d\u00f6nemin Yemen emri olan day\u0131s\u0131 Selim \u015eah\u2019\u0131n yan\u0131na gider ve halini arz eder. \u00d6te yandan \u015eam reisi olan Melik Muhsin ise G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131 g\u00f6r\u00fcr g\u00f6rmez tutulur ve kendisi i\u00e7in talip olur. G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131n annesine \u00e7e\u015fitli hediyeler ve z\u00fcmr\u00fct e\u015fyalar g\u00f6ndererek akl\u0131n\u0131 \u00e7eler. Ve Melik Muhsin ile G\u00fcl\u015fah evlenir. K\u0131zg\u0131n \u00e7\u00f6llerin ortas\u0131nda Yemen\u2019den d\u00f6nen Varaka kabilesine G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131n \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6ylenir. Varaka orac\u0131kta g\u00f6z ya\u015f\u0131 d\u00f6ker. Bir rivayete g\u00f6re de g\u00f6zya\u015f\u0131 d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc yerler bereketli hurma bah\u00e7elerine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. \u0130lk ba\u015fta inanmayan Varaka mezar\u0131n yerini \u00f6\u011frenmek ister. Kulaktan kula\u011fa gelen s\u00f6ylentilere g\u00f6re Varaka tam k\u0131rk g\u00fcn k\u0131rk gece G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131n mezar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda yas tutmu\u015ftur. Ancak G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131n \u015eam\u2019a giderken y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc emanet etti\u011fi s\u0131rda\u015f\u0131 Varakaya t\u00fcm ger\u00e7ekleri anlat\u0131r. Varaka y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fcr g\u00f6rmez tez vakitte \u015eam\u2019a do\u011fru yola \u00e7\u0131kar. Melik Muhsin ise G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131n Varakay\u0131 sevdi\u011fini \u00f6\u011frenince \u201cSen benim karde\u015fimsin!\u201d diyerek G\u00fcl\u015fah\u2019a dokunmaz. Varaka geldi\u011finde ise iki a\u015f\u0131\u011f\u0131 sarayda yaln\u0131z b\u0131rak\u0131r. Bu iki a\u015f\u0131\u011f\u0131n nefislerine uymad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6ren Melik Muhsin G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131 bo\u015far ve onu Varaka ile evlendirece\u011fini s\u00f6yler. Varaka ise Melik Muhsin&#8217;inin bu iyili\u011fi kar\u015f\u0131s\u0131nda mahcup duruma d\u00fc\u015fmesine ra\u011fmen G\u00fcl\u015fah\u2019\u0131 terk eder ve \u00fclkesine geri d\u00f6nmek \u00fczere yola koyulur. Saraydan \u00e7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz en kalbi hisleri ile Allah\u2019tan can\u0131n\u0131 almas\u0131n\u0131 ister ve orac\u0131kta \u00f6l\u00fcr. G\u00fcl\u015fah ise Varakan\u0131n \u00f6l\u00fcm haberini al\u0131nca mezar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na gelerek kendini han\u00e7erle \u00f6ld\u00fcr\u00fcr.\u201d<\/p>\n<p>\u0130\u015fte son mektubunda yazd\u0131\u011f\u0131 bu a\u015fk hikayesi g\u00fcnlerdir beynini par\u00e7al\u0131yordu. Korktu\u011fu ile y\u00fczle\u015fmekten korkuyordu. Tam on iki mektup cevaps\u0131z kalm\u0131\u015ft\u0131. Aylar ge\u00e7mi\u015fti, ne iyi ne de k\u00f6t\u00fc bir mektup eline ula\u015fm\u0131yordu. G\u00f6n\u00fcl d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bu han\u0131mefendi bir ba\u015fkas\u0131 ile mi evlendi diye diye ad\u0131mlar\u0131n\u0131 h\u0131zland\u0131rd\u0131. Bir an evvel pansiyona gidip bir mektup daha yazacakt\u0131. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 hayat\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. A\u00e7l\u0131k, sefalet, yaln\u0131zl\u0131k, kimsesizlik s\u0131rt\u0131na kambur olmu\u015ftu adeta. D\u00fcnyada ad\u0131 konulmu\u015f b\u00fct\u00fcn zorluklar gelip onu bulmu\u015ftu. Kafeden \u00e7\u0131karken y\u00fcz\u00fcne takt\u0131\u011f\u0131 mutlulu\u011fa cevaps\u0131z mektuplar pranga vurmu\u015ftu. \u00dcst\u00fcne \u00fcstl\u00fck bir de a\u015fk ac\u0131s\u0131 \u00e7ekiyordu ki de\u011fme gitsin. \u201c\u00c2\u015f\u0131k olmak b\u00fcy\u00fck aptall\u0131kt\u0131!\u201d diye d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. Ama nas\u0131l \u00e2\u015f\u0131k olmas\u0131n c\u00fcmle c\u00fcmle zarafet sa\u00e7an, yollad\u0131\u011f\u0131 resimle bile Fransa\u2019n\u0131n en g\u00fczeli olan bu k\u0131za. \u0130stemeye istemeye o meymenetsiz kad\u0131n\u0131n pansiyonuna gelmi\u015fti ki ayaklar\u0131 gitse bile y\u00fcre\u011fi gitmiyordu. Pansiyonun kap\u0131s\u0131na geldi\u011finde Bayan Nicola tok bir ses tonu ile: \u201cHardouin sana mektup var!\u201d dedi\u011finde, bir sevin\u00e7 ya\u015fam\u0131\u015ft\u0131 ki nerdeyse sar\u0131l\u0131p \u00f6pecekti kad\u0131n\u0131. Mektubu eline ald\u0131\u011f\u0131nda uzun uzun sar\u0131ld\u0131, \u00f6pt\u00fc, koklad\u0131.\u00a0 \u00dc\u00e7er be\u015fer \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 merdivenlere nerdeyse tapacakt\u0131. \u00dczerinde bir isim yazm\u0131yordu ama kesin c\u00fcmlelerine \u00e2\u015f\u0131k oldu\u011fu k\u0131zdan gelmi\u015fti. Odas\u0131na geldi\u011fi vakit h\u0131zl\u0131ca a\u00e7t\u0131 mektubu ve okumaya ba\u015flad\u0131. Daha ilk kelimesinden g\u00f6z ya\u015f\u0131 d\u00f6kmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131 ki bu g\u00f6zya\u015flar\u0131 mektubun sonuna kadar devam etti. Korktu\u011fu \u015feyler ile y\u00fczle\u015fmekten korkuyordu adeta. Nerdeyse y\u00fczle\u015fmekteydi. Nefes almak i\u00e7in \u00e7aba sarf etti ama kesik kesik birka\u00e7 nefes d\u0131\u015f\u0131nda ald\u0131\u011f\u0131 tek \u015fey y\u00fcrek par\u00e7alayan mektuptu. Masas\u0131na oturdu, beyaz sayfalarda m\u00fcrekkep m\u00fcrekkep a\u011flad\u0131. \u0130\u015fte bir pansiyon odas\u0131nda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ac\u0131kl\u0131 hayat\u0131 yazan bir Frans\u0131z \u00f6yk\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00f6yk\u00fcs\u00fc tamda bundan ibaretti. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 hayat\u0131, yar\u0131m kalan a\u015fk\u0131, a\u00e7l\u0131\u011f\u0131, sefaleti kelime kelime yazd\u0131. San\u0131r\u0131m b\u00fct\u00fcn Paris halk\u0131 yar\u0131n bu \u00f6yk\u00fcy\u00fc konu\u015facakt\u0131. Bir an evvel gazete matbaas\u0131na gitti ve el yazmas\u0131 \u00f6yk\u00fcy\u00fc \u00f6nce daktiloda yazd\u0131 sonra da takdim etti. Birka\u00e7 onur c\u00fcmlesi ve biraz da para alm\u0131\u015ft\u0131 gazeteden. Uzun vakit olmu\u015ftu memleket de\u011fi\u015ftirmeyeli. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce yery\u00fcz\u00fcne d\u00fc\u015fen y\u0131ld\u0131r\u0131m gibi d\u00fc\u015ft\u00fc zihnine. \u00d6zg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc g\u00fcn ge\u00e7tik\u00e7e azal\u0131yordu Coubert\u2019te. Yeni bir \u00fclke, yeni bir kent i\u00e7in haz\u0131rl\u0131klara ba\u015flad\u0131. Yeni dura\u011f\u0131 Granada \u2019da bir pansiyon odas\u0131yd\u0131. Bu karar\u0131 ise yazd\u0131\u011f\u0131 \u00f6yk\u00fcye son noktay\u0131 koyarken vermi\u015fti. Ve yeni bir heyecan y\u00fcre\u011fini \u00e7oktan fethetmi\u015fti. Heyecan\u0131n ad\u0131n\u0131 dahi koymu\u015ftu: Koca bir \u015fehir ve bir kare foto\u011fraf.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u201cVarka \u00e7\u00fcn bildi budur sultan-\u0131 \u015eam,&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":293,"featured_media":10837,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[67,53],"tags":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/10847"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/293"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=10847"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/10847\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=10847"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=10847"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=10847"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}