{"id":10562,"date":"2021-01-01T00:01:02","date_gmt":"2020-12-31T22:01:02","guid":{"rendered":"http:\/\/kadrandergi.com.tr\/?p=10562"},"modified":"2021-01-01T00:01:02","modified_gmt":"2020-12-31T22:01:02","slug":"the-giver","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/?p=10562","title":{"rendered":"The Giver"},"content":{"rendered":"<p><img fetchpriority=\"high\" decoding=\"async\" class=\"wp-image-10564 alignleft\" src=\"http:\/\/kadrandergi.com.tr\/wp-content\/uploads\/2021\/01\/the-g.jpg\" alt=\"\" width=\"393\" height=\"393\" \/>\u0130deal d\u00fcnya ya da ideal toplum yaratma fikri insanl\u0131k tarihi kadar eski. Platon\u2019un Devlet\u2019inde de bahsetti\u011fi ve ortaya koydu\u011fu ideal toplum bir\u00e7ok filozof, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr ve yazara ilham kayna\u011f\u0131 oldu ve bu anlamda de\u011fi\u015fik tezlerin ortaya at\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7t\u0131. \u00dctopya ve distopyalar\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 nokta da gene insanl\u0131\u011f\u0131n refah ve d\u00fczen i\u00e7inde ya\u015fama arzusunun neticesi olarak g\u00f6sterilebilir. Yeni d\u00fcnya farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n ve \u00e7e\u015fitlili\u011fin desteklendi\u011fi bir yere do\u011fru evrilirken distopyalar bunun tam tersinin de m\u00fcmk\u00fcn olabilece\u011fi bir d\u00fcnyan\u0131n \u00e7ok da uza\u011f\u0131nda olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 bize hat\u0131rlatmakta. Hatta k\u0131smen i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 bile d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr zaman zaman. Edebiyat\u0131n ve sineman\u0131n insanlar\u0131 k\u0131\u015fk\u0131rtan yan\u0131n\u0131 en \u00e7ok bu eser ve yap\u0131mlarda g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn. Aldous Huxley\u2019in Cesur Yeni D\u00fcnya\u2019s\u0131 ve Orwell\u2019in 1984 adl\u0131 roman\u0131 bu alanda akla gelen ilk iki eser denilebilir. Bu eserlerde yans\u0131t\u0131lan d\u00fcnyan\u0131n en belirgin \u00f6zelli\u011fi, kat\u0131 bir \u015fekilde ayr\u0131lm\u0131\u015f s\u0131n\u0131fl\u0131 bir toplum yap\u0131s\u0131na sahip, g\u00fcndelik ya\u015fam\u0131n belirsizlikten, farkl\u0131l\u0131ktan uzak; toplumun d\u00fczenini \u00f6nceleyen ve bireyselli\u011fi hi\u00e7e sayan bir yap\u0131da olmas\u0131. Cesur Yeni D\u00fcnya\u2019da ge\u00e7en \u201cHerkes, herkes i\u00e7indir\u201d s\u00f6z\u00fcn\u00fc de burada hat\u0131rlamadan ge\u00e7emeyece\u011fim.<\/p>\n<p>Bu k\u0131sa giri\u015ften hareketle, distopik d\u00fcnyan\u0131n neredeyse b\u00fct\u00fcn niteliklerini bar\u0131nd\u0131ran asl\u0131nda i\u015fin \u00f6z\u00fcnde ayn\u0131 kap\u0131ya \u00e7\u0131kan bir ba\u015fka kitap ve uyarlamas\u0131ndan bahsetmek istiyorum. Philiph Noyce\u2019un y\u00f6netmenli\u011fini yapt\u0131\u011f\u0131 The Giver filmi Lois Lowry\u2019nin ayn\u0131 adl\u0131 roman\u0131ndan uyarlanm\u0131\u015f. 1993 y\u0131l\u0131nda \u00e7ocuklar i\u00e7in yaz\u0131lm\u0131\u015f bu roman gelecekte, belirsiz bir tarihte ge\u00e7iyor. An\u0131 toplay\u0131c\u0131s\u0131 olan 12 ya\u015f\u0131ndaki Jonas\u2019\u0131n verilen g\u00f6revle beraber hakikate ula\u015ft\u0131k\u00e7a bulundu\u011fu topluluktan ayr\u0131l\u0131p yabanc\u0131la\u015fmas\u0131n\u0131, asl\u0131nda kurgulanm\u0131\u015f bir ger\u00e7eklikte ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ke\u015ffetmesi ve belirsiz de olsa s\u0131n\u0131r\u0131n \u00f6tesine ge\u00e7i\u015fini konu ediniyor. \u201cB\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131m\u201d dedikleri bir travmadan sonra insanl\u0131k, b\u00fct\u00fcn farkl\u0131l\u0131klar\u0131n, ac\u0131n\u0131n, \u00f6fkenin, nefret uyand\u0131racak her t\u00fcrl\u00fc his ve s\u00f6ylemin hatta renklerin bile ortadan kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131, b\u00f6ylelikle refah\u0131n ve huzurun hakim oldu\u011fu yeni bir d\u00fcnya in\u015fa eder. Eski topluma ait de\u011ferler, inan\u00e7lar, kitaplar, an\u0131lar&#8230; K\u0131sacas\u0131 insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn bir ge\u00e7mi\u015fi silinmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Film, renklerin alg\u0131lanmas\u0131n\u0131n dahi yasakland\u0131\u011f\u0131 siyah beyaz bir d\u00fcnyaya a\u00e7\u0131yor kap\u0131m\u0131z\u0131. Sadece bununla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fil; ayn\u0131 tip giyinen, d\u00fc\u015f\u00fcnen ve konu\u015fan insanlar\u0131n oldu\u011fu, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u015fartlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek, olmaktan korktu\u011fumuz yere g\u00f6t\u00fcr\u00fcyor bizi. Ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir grubun y\u00f6netti\u011fi (genellikle toplumun ileri gelen b\u00fcy\u00fckleri olur) Huxley\u2019in ifadesiyle \u201ct\u00fcm\u00fcyle denetim alt\u0131nda, kolektifle\u015ftirilmi\u015f bir toplum\u201d olu\u015fturulmu\u015ftur. \u0130nsanlar\u0131n ne hissedece\u011finden tutun ne d\u00fc\u015f\u00fcnece\u011fine veya ne konu\u015faca\u011f\u0131na kadar her \u015feyin kontrol alt\u0131nda tutuldu\u011fu, yapay fakat yapay oldu\u011funun bilincinden yoksun b\u0131rak\u0131lan insan y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131&#8230; \u0130nsani vas\u0131flar\u0131n\u0131 yitirmi\u015f otomatlar toplulu\u011fu da diyebiliriz.<\/p>\n<p>Filmin ba\u015f\u0131ndaki bir monolog daha iyi anlatacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u201cY\u0131k\u0131m\u0131n k\u00fcllerinden topluluklar in\u015fa edildi. S\u0131n\u0131rlar taraf\u0131ndan korundu. Ge\u00e7mi\u015fe ait b\u00fct\u00fcn an\u0131lar silindi. Y\u0131k\u0131mdan sonra yeni bir ba\u015flang\u0131\u00e7 yapt\u0131k, yeni bir toplum olu\u015fturduk. Ger\u00e7ek bir e\u015fitli\u011fin oldu\u011fu bir toplum. Kurallarsa bu e\u015fitli\u011fin temel ta\u015flar\u0131n\u0131 olu\u015fturuyor.\u201d<\/p>\n<p>\u201cDilimizi do\u011fru kullan!\u201d<\/p>\n<p>\u201cSadece sana verilmi\u015f k\u0131yafetleri giy!\u201d<\/p>\n<p>\u201cSabahlar\u0131 ilac\u0131n\u0131 al!\u201d<\/p>\n<p>\u201cAk\u015famlar\u0131 soka\u011fa \u00e7\u0131kma yasa\u011f\u0131na uy!\u201d<\/p>\n<p>\u201cAsla yalan s\u00f6yleme!\u201d<\/p>\n<p>\u201cFarkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n yasak oldu\u011fu bir d\u00fcnyada ya\u015f\u0131yorduk. Pop\u00fclerlik diye bir \u015fey yoktu. \u015e\u00f6hret yoktu. Kaybeden ya da kazanan yoktu. Korku, ac\u0131, k\u0131skan\u00e7l\u0131k, nefret&#8230; Bunlar dile getirilen s\u00f6zc\u00fckler de\u011fildi.\u201d<\/p>\n<p>Tek tip giyinen, s\u0131n\u0131rl\u0131 say\u0131da kelime kullanarak konu\u015fan ve emir gere\u011fi her g\u00fcn uyu\u015fturucuyla alg\u0131lar\u0131n\u0131n yok edilmesini kabul eden bir topluluk bunu hangi gerek\u00e7eyle yapar? Aldous Huxley\u2019in Cesur Yeni D\u00fcnya\u2019s\u0131na d\u00f6nersek insanlar \u201cSoma\u201dy\u0131 (toplulu\u011fun kulland\u0131\u011f\u0131 ila\u00e7)hazlar\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rs\u0131zca doyurmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k kullanmaya raz\u0131 olurken, The Giver filmindeki toplulu\u011fun gerek\u00e7esi neydi?<\/p>\n<p><img decoding=\"async\" class=\"wp-image-10563 alignleft\" src=\"http:\/\/kadrandergi.com.tr\/wp-content\/uploads\/2021\/01\/giver.jpg\" alt=\"\" width=\"339\" height=\"170\" \/><\/p>\n<p>Bu noktada kar\u015f\u0131ma hep Machiavelli \u00e7\u0131k\u0131yor. Korkunun insan davran\u0131\u015f\u0131nda olduk\u00e7a belirleyici bir rol\u00fc oldu\u011funu, topluluklar\u0131 y\u00f6netmedeki g\u00fc\u00e7l\u00fc i\u015flevini anlatan d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ister istemez ge\u00e7iyor akl\u0131mdan. Kat\u0131 kurallara sahip olsa bile bir topluluk i\u00e7inde ya\u015famak insano\u011fluna en az\u0131ndan g\u00fcvende olma hissini vadetti\u011finden bunu sa\u011flayacak sistemler de bu anlamda hep g\u00fcndemimizde ola gelmi\u015f.<\/p>\n<p>Ortada \u201cb\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131m\u201d gibi bir travma varsa, korkunun \u015fiddeti artt\u0131k\u00e7a, feda edilecek \u015feyler de art\u0131yor haliyle. Filmde, korkular\u0131 sebebiyle insani \u00f6zelliklerin sistemli bir \u015fekilde ortadan kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir topluluk \u00e7\u0131k\u0131yor kar\u015f\u0131m\u0131za. Renklerin yok edilmesini, hayata katt\u0131\u011f\u0131 anlam olan \u00e7e\u015fitlili\u011fin yok edilmesi olarak d\u00fc\u015f\u00fcnebilirsiniz. Do\u011fada her bir rengin say\u0131s\u0131z tonu oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde, bunu ortadan kald\u0131rmak daha do\u011frusu bunun alg\u0131lanmas\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmak, do\u011frudan insan alg\u0131s\u0131na m\u00fcdahaledir.<\/p>\n<p>Filmde, ger\u00e7e\u011fi bilmeye sadece toplumu y\u00f6netenler ve onlar\u0131n izniyle se\u00e7ilen an\u0131 toplay\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n hakk\u0131 var. Ge\u00e7mi\u015fi bilmek sadece gelece\u011fin in\u015fas\u0131 ve yarat\u0131lan korkunun s\u00fcrd\u00fcr\u00fclmesi i\u00e7in gerekli. An\u0131 toplay\u0131c\u0131s\u0131 olarak se\u00e7ilen Jonas\u2019\u0131n her sabah kulland\u0131klar\u0131 hap\u0131 b\u0131rakmas\u0131yla, alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131 ilk \u015fey renkler oluyor. Ger\u00e7ekleri g\u00f6rebilmesi i\u00e7in sistem taraf\u0131ndan buna izin veriliyor. Bunu, bir hap gibi sunulan ideolojilerden yakas\u0131n\u0131 kurtaran bireyin farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce ve inan\u0131\u015flar\u0131n bilincine varmas\u0131 ve hayata daha geni\u015f bakabilmesine benzetebiliriz. Bir anlamda uyan\u0131\u015f diyebiliriz.<\/p>\n<p>Sinemada rengin anlam yaratmada bilin\u00e7li olarak kullan\u0131lmas\u0131na verilebilecek \u00f6rnek filmlerden bir tanesi de galiba bu filmdir. Jonas\u2019\u0131n Fiyona\u2019n\u0131n sa\u00e7lar\u0131 ya da elman\u0131n rengini alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131 anlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrsek hakikat ve renk ili\u015fkisinin nas\u0131l kuruldu\u011fuyla ilgili bir fikir edinebiliriz.<\/p>\n<p>Jonas\u2019\u0131n alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131 ilk nesnenin k\u0131rm\u0131z\u0131 bir elma olu\u015fu ise Hz. Adem\u2019e kadar uzanan, insanl\u0131\u011f\u0131n en kadim hikayesinin tekrar\u0131 gibi. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n ortak miras\u0131 olan ge\u00e7mi\u015fin se\u00e7ilmi\u015f an\u0131 toplay\u0131c\u0131lar\u0131 taraf\u0131ndan nesilden nesile aktar\u0131m\u0131, bunun d\u0131\u015f\u0131nda kalan b\u00fct\u00fcn bir toplumun ortak haf\u0131zas\u0131n\u0131n silinmesi s\u00f6z konusu filmde. Ortak belle\u011fi olu\u015fturan tarih, edebiyat, sanat ve buna ba\u011fl\u0131 olarak insan \u0131rk\u0131n\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, parma\u011f\u0131n\u0131n dokundu\u011fu her \u015fey ortadan kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oluyor. Bunlar\u0131n insanlar aras\u0131nda ayr\u0131\u015fma, sava\u015f ve y\u0131k\u0131mlara neden olmas\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc toplumsal ya\u015famdan tamam\u0131yla kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131n meseleleri \u00e7\u00f6zece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcyor. Bu bir tez elbette ve uygulanabilirli\u011fi filmde de g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi bir yerden sonra m\u00fcmk\u00fcn olmuyor. Platon\u2019un Devlet\u2019inde, ger\u00e7eklikten uzak bir d\u00fcnya kurduklar\u0131 ve bu sebeple insanlar\u0131 mutsuzlu\u011fa sevk ettikleri i\u00e7in \u015fairlere yer yoktu. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceyi Ray Bradbury, Fahrenheit 451 kitab\u0131nda da i\u015fliyordu. Son d\u00f6nemlerde olduk\u00e7a pop\u00fcler kitaplar aras\u0131na giren bu eserde, kitaplar\u0131n ve dahi yaratt\u0131klar\u0131 d\u00fcnyalar\u0131n insan nesli i\u00e7in y\u0131k\u0131mlara sebep oldu\u011fu, sonu\u00e7lar\u0131 itibariyle pek de masum olmad\u0131klar\u0131 tezini i\u015fliyordu. Yarat\u0131lan d\u00fcnyada itfaiye te\u015fkilat\u0131n\u0131n tek i\u015flevi kitaplar\u0131 gerekirse cebren yakmakt\u0131. Distopyalar\u0131n genelinde belirtti\u011fim gibi korku unsuru toplumlar\u0131 kontrol etmede b\u00fcy\u00fck bir i\u015flev kazan\u0131yor ve yarat\u0131lan sistem, ortak mutabakatla in\u015fa edilse bile bir yerden sonra topluma y\u00f6nelen ve tehdit unsuruna, bir ejderhaya (Leviathan) d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcyor. D\u00fc\u015f\u00fcnce tarihine bakarsak devletin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f sebebi de a\u015fa\u011f\u0131 yukar\u0131 ayn\u0131 sebebe dayan\u0131r. Do\u011fa durumundaki \u00f6zg\u00fcr insan\u0131n vah\u015fi ya\u015famdan korunmak ve m\u00fclk\u00fcn\u00fc koruyabilmek i\u00e7in \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bir otoriteye terk etmesi, bir anlamda \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcnden feragat etmesi s\u00f6z konusu. Filmde\u00a0 \u201cb\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131m\u201d\u0131 tekrar ya\u015famamak i\u00e7in neredeyse her \u015feyinden vazge\u00e7meyi kabul etmi\u015f hatta etti\u011fi dahi unutturulmu\u015f bir topluluk var kar\u015f\u0131m\u0131zda. 1984 roman\u0131ndaki unutan hatta unuttu\u011funu da unutan bir topluluk adeta.<\/p>\n<p>Bu t\u00fcr eserlerin \u00fczerine dikkati \u00e7ekti\u011fi di\u011fer bir unsur dildeki kavramlar \u00fczerinde yapt\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131rlamalarla anlam\u0131n ve toplumsal alg\u0131n\u0131n ne derece de\u011fi\u015fti\u011fini g\u00f6stermesi. Neredeyse b\u00fct\u00fcn eserlerde i\u015flenen \u015fey, yeni bir toplum in\u015fas\u0131n\u0131n dil ve kavramlarda yap\u0131lacak de\u011fi\u015fikliklerle kolayla\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunun en \u00f6nemli ayak oldu\u011funu vurgulamalar\u0131d\u0131r \u015f\u00fcphesiz. Filme d\u00f6nersek mesela, \u00f6l\u00fcm, mutsuzluk, ac\u0131 gibi olumsuz \u00e7a\u011fr\u0131\u015f\u0131m\u0131 olan kelimelerin kullan\u0131m\u0131n\u0131n yasaklanmas\u0131, haliyle bunu ifade eden ba\u015fka kelimelerin kullan\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Bir kavram\u0131n ya da kelimenin ad\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirdi\u011finizde anlam\u0131n ya da alg\u0131lan\u0131\u015f bi\u00e7iminin nas\u0131l de\u011fi\u015fti\u011fini filmden bir \u00f6rnekle anlatmak gerekirse, \u00f6l\u00fcm yerine \u201cs\u0131n\u0131r\u0131n \u00f6tesine g\u00f6nderilmek\u201d ifadesinin kullan\u0131lmas\u0131 ve otoritenin me\u015fru bir y\u00f6ntem olarak toplum standartlar\u0131na uymayanlar i\u00e7in bunu kullanmas\u0131 \u00f6rne\u011fi \u00e7ok \u00e7arp\u0131c\u0131yd\u0131. Jonas\u2019\u0131n ifadesiyle;<\/p>\n<p>\u201c\u0130nsan \u00f6ld\u00fcrmeyi ortadan kald\u0131rmam\u0131\u015flard\u0131. Onu evimizin i\u00e7ine kadar getirmi\u015flerdi. Sadece buna farkl\u0131 bir isim takm\u0131\u015flard\u0131.\u201d<\/p>\n<p>Yaz\u0131labilecek daha bir\u00e7ok detay var ama yaz\u0131y\u0131 daha fazla uzatmak niyetinde de\u011filim. Filmin, bahsetti\u011fim di\u011fer eserlerle olan benzerliklerini ortaya koydum. Yeni bir \u015fey s\u00f6ylemese de bahsetti\u011fim eserlerin farkl\u0131 bir yorumu gibi. Bu da konuya d\u00f6n\u00fcp ba\u015fka a\u00e7\u0131lardan tekrar bakma ve d\u00fc\u015f\u00fcnme imkan\u0131 sa\u011fl\u0131yor.<\/p>\n<p>Filmin konusu dikkatinizi \u00e7ektiyse buna benzer iki film daha geliyor akl\u0131ma. Truman Show ve The Village filmleri de ilginizi \u00e7ekebilir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>\u0130deal d\u00fcnya ya da ideal toplum&#8230;<\/p>\n","protected":false},"author":27,"featured_media":10566,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[68,56],"tags":[],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/10562"}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/27"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=10562"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/10562\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=\/"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=10562"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=10562"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.kadrandergi.com.tr\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=10562"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}